10 ekim 2015 ankara barış mitinginde patlama

10 ekim 2015 ankara barış mitinginde patlama

Tümünü Göster [17]

58197 #1  #58197
an itibarıyla çok sayıda ölü ve yaralı haberi geliyor.

-dha' da en az 20 ölü olduğu bilgisi geliyor.

-resmi kaynaklar 30 sayısı veriyor an itibariyle.

-aynı zamanda barış güvercinlerinin yine devlete, polise suç yüklemeye başladıkları patlama. su sıkıyormuş da... olaydan sonra gördükleri polis araçlarına saldırmadan önce düşünecekler onlari, yaralılara saldırıyormuş bak hele sen! polis orada kargaşayı önlemek, olaya daha hızlı müdahale edilmesi için uğraşırken bu hevaller hemen taşlamaya, tekmelemeye başlıyor. dağıtmak için su kullanılınca ''yaralılara müdahale'' oluyor. ulan bir kere de şu aklınız suyu sıkana değil; neden sıkıldığına, kimin sıktırmasına sebep olduğunu eleştirmeye çalışsın. hep çirkeflik hep çirkeflik, yeter be. buradan bakıldığında çok ahmak gözüküyorsunuz.

gencecik çocuklar gitti yine. ama bazıları hala şerefsizlik yapmada sınır tanınıyorlar, katil hdpkk!

-son gelen rakamlar 86 ölü, 28'i ağır 186 yaralı.
(0)



58201 #2  #58201
nedeninin yaklaşan seçimler olduğunu düşündüren patlama.
(0)



58207 #3  #58207
hemen ardından pkklı vatan hainlerinin dezenformasyona başladığı patlamadır.

taktik şu; hdp'nin barajı aşıp aşamayacağı konusunda kaygılar vardır. seçim öncesindeki hdp mitinginde bomba patlatılır ardından pkk destekçileri faşik tc ve mit yaptı goygoyuna başlarlar, seçim günü gelince de ömer hdp'ye vuri wallah taktiğiyle mutlu sona ulaşılır.

tebrikler. elbirliğiyle insanları öldürerek, seçimlerde hile yaparak akp'nin tek başına iktidar olmasını engellediniz.
(1)



58213 #5  #58213
türkiye'nin nereye gittiğini bir kez daha düşündüren olay. hani bir deprem olsa, bir kaza olsa da insanlar ölse ve biz onun haberini okusak, sadece yitip giden canlara üzülürüz; lakin bu tarz olaylar yani insanların doğal nedenlerle değil de sunni nedenlerle ölmesi yitip giden canlardan başka bir de yitip giden insanlığa üzülmemize neden oluyor. ha doğuda mehmetçik terör yüzünden kaybetmiş canını ha ankara'nın göbeğinde insanlar ölmüş. hep aynı şeyi akıllara getiriyor; bu ülkede doğal nedenler dışında sunni nedenlerle insan ölümleri neden bu kadar fazla? hayat bu kadar kısa iken bir ölümlü başka bir ölümlünün canını almaya neden bu kadar hevesli? yazıklar olsun. bu ülkenin insanları da huzuru hak ediyor. neden bu ülkenin insanları huzurdan uzaklaşıyor her geçen gün? neden?
(1)



58314 #6  #58314
bu olayi daha da sikintili yapan olayin herhangi bir bolumunde kesinlik olmamasi.mit biliyor muydu,bilmiyor muydu?pkk mi yapti,akp mi yapti,isid mi yapti,ortaligi bulandirmak isteyen baska biri mi yapti,ansizin dusen dolar yeniden mi yukseltilmek istendi,bir mesaj mi verilmek istendi?ne icin yapildigi,kimin yaptigi,mit'in yeterliligi hepsi konusunda bir kesinlik yok.100'e yakin can gitti ve kimse neyin ne oldugunu bilmiyor.
(0)



58340 #7  #58340
ölenler için içtenlikle üzüldüğüm ama öyle yoldaşlar şehit oldu falan diye değil, ''be gerizekalılar silahlı terör örgütünün bir tarafına yapışırsanız gün gelir kendi silahınızla vurulursunuz, bu gerçeği göremeyecek kadar büyük olan egonuz sizi öldürdü'' diye üzüldüğüm, terör kapsamının artık iyice ortadoğu formatına döndüğü ülkede ciddi bir temizlik yapılmasını elzem kılan vahim olay. barzani - bağdadi - hüseyin fevzi tekin üçgeninin derhal yok edilmesi gerekir. devletimizi tanıyoruz, isterse 24 saatin yeteceğini de. insanların kandırılmış veya aptal olmaları ölmelerini meşrulaştırmaz, adım gibi eminim bu insanlar yaşasaydı bu kürtçülük modası geçince standart bir chp - mhp seçmeni olacak ve çocuklarına ''bak evladım biz de zamanında kandırıldık'' diye bugünkü solcu amcaların anlattığı gibi anılar anlatacaklardı. bu yüzden kesinlikle karşıyım bu eyleme. devletin suçu vardır. devlet, on yıldır kendi ülkesi içerisinde patlayıcı yığınağı yapan, eğitim gören sağ sol tandanslı tüm örgütlere göz yummuştur, bunlara karşı savaşacak sivil milis kuvvetler olan kemalist kadro hareketlerini ve tsk'yı ise içeri tıkmıştır. devlet bu saldırının bu bakımdan en büyük mesulüdür. gel gelelim hırsızın da hiç mi suçu yok? abartıp sanki zulme baş kaldırırken ölüme koşmuş insanlarmış gibi büyütmek saçma bir davranış. ölen insanların çoğunluğu orada bu tip bir şey olacağını öngörse katılmazdı, canı ile ossuruktan kürt milliyetçilerini desteklemek arasındaki bir seçimde tabii ki canını seçerdi çünkü bu popüler kültür. sadece yazık diyorum, ülkenin değerlerini hallaç pamuğu gibi attıran ve harcayan bu hareketin, öldürmeye programlanmış tüm zombilerin, imralı'daki itin kaşı gözü savunulacak diye muhtemelen ideolojik olarak hala kafa karışıklığı yaşamakta olan onlarca insan öldü. bir tahminde bulunacağım, bu yanlış da çıkabilir, söylediğimi yutturabilesiniz diye yazıyorum ; yanlış düşündüğümü kabul edecek cesarete sahibim çünkü. bu saldırı bence kürtçü terör örgütü tarafından düzenlendi. hdp kitlesindeki emanet oyları kemikleştirmek ve arada kalan sosyal demokratları hdp'ye çekebilme hamlesi olarak görüyorum. ışid ''yapanın eline sağlık'' diye açıklama yaptı, ''biz yaptık'' demedi, üstlenmedi. bunun dışındaki tek ihtimal de belli. tabii yine adıyamanlı kendi yönlendirdikleri sözde ışidçiler tarafından yapıldığı da çıkabilir, sonuç olarak ışid üstlenmedi o grubu da muhtemelen terör örgütü algı operasyonları ve düşman yaratımı ile kendini meşrulaştırmak üzerinden yaptığı komplolar için kullanıyor.
(0)



58457 #8  #58457
10 ekim 2015 tarihinde ankara garı’nda vuku bulan elim olay için herkes kendi meşrebince daha olay taptazeyken, ilk dakikaların içinde "olayın faili pkk (hdp) ya da akp (işid)" diye tepki verip, sorumluyu "şıp" (!) diye buldu. bundan önceki benzer olaylar, uzunca bir süredir insanların kafasında iki temel şüphe oluşturmuştu: 1. “rte 400 milletvekili verildiği takdirde, ülkenin huzura kavuşacağını söylüyor, demek ki sorumlusu odur” 2. “hdp seçmeninin yoğunlukla katıldığı mitinglerde patlayan her bomba onların mağdur olup, oy arttırmasına yarar. demek ki sorumlu pkk”… birbirine taban tabana zıt görünen hatta birbirleri ile “düşman” sayılan bu iki kesim “olağan şüpheliler” sınıfına çoktan sokulmuştu bile…

peki, şüpheliliği bu kadar sıradan, olağan hale gelmiş legal ya da illegal yapıların en tepedeki yöneticileri, suçlarının hemen tespit edileceğini bile bile böyle bir eylemi yaparlar mı? tüm hamlelerinin herkesçe öngörüleceği bir satranç oyununa girişirler mi? koskoca örgütleri, kuruluşları yöneten bu adamlar, böyle bir stratejik hatayı yapacak kadar “saf” olabilirler mi?

her terör eylemi sonunda haklı olarak herkes birbirine şunu soruyor: “bu iş kim(ler)e yarar?” ama kendi kendilerine verdikleri cevaplar da aynı, hep bu iki “zıt” odak… bu odaklardan hangisine yakınsa karşısındakini suçlar nitelikte, işte bu kadar basit düşünülüyor. ama son birkaç yüzyıldır dünya üzerinde hüküm süren devletler, antik kabile devletleri, basit yapılar değil. hem kendi içlerinde, hem ülke dışında çok fazla çıkar güden komplike ülkeler ve bunların arasındaki en gelişmiş olanları (genelde batı bloku) son birkaç yüz yıldır birçok ülkeyi çeşitli şekillerde sömürüyor. imparatorlukların yıkıldığı son yüz yıllık süreçte ortaya çıkan ulus devletlerin hemen hepsinin sloganları ve üzerine kurduklarını iddia ettikleri sistemler “demokrasi, insan hakları, barış, hürriyet, adalet” vs. üzerine…

ancak kazın ayağı hiç de göründüğü gibi olamadı maalesef. başta enerji yolları olmak üzere, çıkarları bulunan ülkeleri on yıllardır bu sloganlarla sömürüyor hatta “size demokrasi getiriyoruz” bahanesiyle işgal edip, parçalıyorlar. bu ülkelerin içinde çeşitli çıkarlar üzerine anlaştıkları siyasetçi, bürokrat vs. önemli kademelerdeki kişileri önce kullanıp, işlerine yaramaz hale getirdiklerinde ya da arada anlaşmazlık çıktığında “deliğe” süpürebiliyorlar. bu kişiler başta medya olmak üzere çeşitli algı operasyonlarıyla ya halk kahramanı, büyük lider, barış havarisi gibi gösteriliyor ya ada faşist diktatör veya terörist… hepsi de en acımasız yöntemlerle “deliğe süpürülmüş” (!) ırak devrik lideri saddam ve libya devrik lideri kaddafi bunlara sadece iki örnektir. bu arada “yasal” istihbarat örgütlerinin önce kullanıp yararlandığı ve sonra “başıbozuk terörist” (!) ilan ettikleri kişileri de unutmayalım: usame bin ladin en iyi örneklerden biridir.

işte, bu tip kanlı eylemler kim(ler)in işine yarar? çıkarları olan ülkeleri etnisite ya da din / mezhep üzerinden bölmeye, kaos yaratmaya çalışan tüm yapılara yarar. halk genelde basit düşünmeye meyillidir, bu tip bilgilere “komplo teorisi” gözüyle bakar ancak iş işten geçtikten, amaçlara ulaşıldıktan, olayların arası iyice soğutulduktan sonra ülkeler “gizli” birtakım dosyalarını açarlar ya da emekli olmuş görevliler anılarını araştırmacı gazetecilere anlatırlar, aradan elli yıl falan da geçmiştir. o zaman görülür neyin ne olduğu… ancak artık nesil değişmiş, hafızalar da balık cinsi olduğu için yaşanan her şey unutulmuştur. 12 eylül 1980 darbesi öncesi yaşanan kargaşada sağ ve sol görüşten her gün yirmi, otuz kişi çıkan çatışmalarda öldürülüyor, kentler siyasi görüşe göre mahalle mahalle ayrılıyordu. darbe yapıldıktan, istenen “ayar” sağlandıktan, olaylar soğuyup ortalık durulduktan sonra zıt kardeşler, azılı düşmanlar gibi görünen bu farklı siyasal örgütlerin perde gerisinde aynı merkezlerden yönetildiği gerçeğine varıldığını unutmayalım. idealler uğruna, daha iyi bir ülke, barış, emek, kardeşlik uğruna ölen ve öldürülenler ise bu çıkar odaklarının kullanıp attığı piyonlardan başka bir şey olmadılar.

çok değil sadece 35 – 40 yıl öncesi bu kadar kolay unutulmuşken, yine benzer çıkarlar, hesaplar uğruna benzer bir filmin yeniden ortaya konması gayet kolaydır. eskiden yaşanan bu kaos için herhangi bir vatandaşı çevirip soracak olsak, yine körü körüne bağlandığı siyasi partiye göre “faşist ülkücüler” ya da “azılı gomünist kızıllar” diyecektir. hatta birçokları da “kenan paşa iyi ki darbe yaptı, halimiz haraptı” bile der… bu kadar sığ ve tek boyutlu düşünen halkın burnu da pislikten çıkmaz.

eskinin yöntemi, önce kaos yaratılıp ardından askeri darbe ile çıkar odaklarının yararına yeni düzen kurdurmaktı. şimdinin yönteminde bu seçenek terk edilmiş gibi görünüyor. ortadoğu’da son yıllarda uygulanan en bilindik operasyon, ırak örneğinde olduğu gibi, sonradan yalan olduğu açığa çıkarılacak bir takım bahanelerle hedef ülkede kaos yaratmak, “kurtarıcı” (!) pozisyonunda nato güçlerinin hedef ülkeye konuşlanması, ülkenin bölünmesi ve batı yararına yeni “kullanışlı” (!) liderlerin başa getirilmesidir.

son yaşanan olayda er ya da geç bir “fail” bulunacak ve resmi makamlarca açıklanacaksa da, bu sadece gerçeğin bilinmesi gereken kısmı kadar olacaktır, yani buz dağının görünen yüzü… yine protestolar, yine kendine daha düşman gördükleri kesimlere lanet okumalar, kısır döngü devam edip gidecek ne yazık ki. ülkemizin bu durumu her gün ölüp ölüp diriltilen bir hasta gibi; ne tam bir iyi olma hali mevcut, ne de tümden batıyor. tam iyi olma halini zamanında atatürk “tam bağımsızlık” ilkesiyle yapmış, ancak kısa süren ömrünün hemen sonrasında her şey tepe taklak olmuş. ya onun yaptığının benzeri bir “devrim” gerçekleşecek ya da toptan fişimizi çekeceğiz. aksi durumda ise üstümüzde tepişen fillerin altındaki çimen olmaya devam edeceğiz.
(0)



58627 #9  #58627
sorumlusunun financial times oldugu iddia edilen eylem
Bu kadar da açıktan üstlenilmez ki

--! spoiler !--
ankara’da 100 kişinin ölümüne sebep olan patlamayı bu kadar da açıktan üstleneceklerini düşünmemiştim. satır aralarından, mesajı alması gerekenlerin anlayacakları şekilde mesajı verirler diye düşünüyordum ama bu sefer kör göze parmağa denilecek şekilde “patlamayı biz yaptık” dediler. üstlenme ingiliz financial times gazetesi üzerinden yapıldı. türkçeye çevirme görevi de bbc’ye verilirken, yayma görevini de batıcı medya yüklenmiş.

haber-yorum şeklindeki üstlenme bildirisinde şunlar yazıyor: “ankara’daki saldırının yarattığı öfke, ülkedeki bölünmeleri derinleştirebilir. ekonomik ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşan ülkede saldırının sonuçlarını kontrol etmek güç olacaktır. saldırının amacı kaos yaymak idiyse, bunu başarmış gibi görünüyor. kürtlerle ateşkes başarısızlığa uğradı ve iç savaş söylentileri artık kulağa erken gelmiyor. türkiye yönetilemez bir ülkeye dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya. suriye’de saldırı düzenleyen rus uçakları türkiye’nin hava sahasına girdi. ışid sınırında. kürtlerle savaş yeniden alevlendi. ekonomisi zayıflıyor. tüm bunlara ek olarak erken seçimde seçmen kararını değiştirecekmiş gibi görünmüyor. ülkenin şu an ihtiyacı olan tek şey siyasi olarak hesap verilebilirliğe geri dönüp, kutuplaştırmaya son verilmesi. eğer yapılmazsa, bu önemli nato müttefiki ve avrupa birliği üyeliği adayı ülke, yönetilemez hale gelecek.”

mezkûr gazetede haber-yorum şeklinde yer alan üstlenmede denilmek istenen şu: “pkk üzerinden yapılan saldırılarla ve en son ankara’da patlattığımız bombalarla türkiye’yi istikrarsız, yönetilemez bir ülke hâline getirdik. nato’nun önemli müttefikini bu şekilde bırakamayız, nato müdahale etsin!”

tek dertleri bu; “istikrarsız ve yönetilemez ülke” dedikleri türkiye’yi, evet onlar için yönetilemez bir ülke olunca işgale zemin hazırlıyorlar! “batı’nın son hamlesi türkiye’yi işgal olabilir mi?” ve “işgalden önce” başlıklı yazılarımda türkiye’ye yönelik işgal planından bahsetmiştim. türkiye’yi kürt meselesi üzerinden işgal edileceğini, fethullahçı terör örgütü’nün yayın organlarından zaman gazetesi’nde ali bulaç da yazmıştı.

emareler gösteriyor ki, türkiye’yi işgal planı adım adım uygulanıyor. ankara’daki saldırının neticesini 1 kasım’daki genel seçimden sonra daha net görebileceğiz. seçim sonrası ak parti tek başına hükümet kurabilirse, batı ankara’daki patlamada ölenleri anma bahanesiyle sokak gösterileri başlatabilir. gezi ayaklanmasında olduğu gibi batı medyası bunu “diktatöre karşı halk ayaklanması” olarak duyuracak. gösteriler sırasında ankara’da olduğu gibi birkaç bomba patlatıp insanlar katledip ve “diktatör halkını katlediyor, müdahale edilmeli” yaygarasıyla işgalin bahanesi yapacaklar!

ankara’daki patlamaların ardından hâdisenin olduğu yere giden hdp eşbaşkanlarının ve yöneticilerinin neşeli halleri dikkat çekiciydi. kimseden saklama ihtiyacı duymayacak şekilde acaba niye gülüyorlardı!.. yazımın başında da yazdığım gibi, bu kadar da açıktan üstlenilmez ki!

tamam, düşman türkiye’yi işgale hazırlanıyor; bunda şüphesi olanları, şüpheleriyle baş başa bırakıp gerekli tedbirleri almalıyız. “ankara’daki patlama nasıl önlenemedi” sorusunun acımasız cevabıyla yüzleşmekten kaçınmamalıyız. gaz almak veya bir yerlere şirin gözükmek için değil, işgale karşı koyacak kadrolar hazırlamak için bazı kelleler gidecekse gitmeli. “ah keşke” dememek için gerekli cerrahi müdahaleler yapılmalı.

bir hususa daha dikkat çekmek istiyorum. “bizim” dediğimiz medyada fethullahçı terör örgütü ile mücadele edilirken ergenekoncular pür-i pak gösterildi. çıkan haberleri okuyunca insan “şu tonton amcalara çok büyük zulümler yapılmış” demekten kendini alamıyordu. yahu, o “tonton amcalar” darbe yapmayı planlıyorlardı. ve bu “tonton amcalar”ın çok derin bağlantıları, yetiştirip sokağa saldıkları elemanları hâlâ deşifre edilmedi. istihbaratta niye zafiyet var, saldırılar niye önlenemiyor diye düşünürken bunları da gözardı etmeyin. “tonton amcalar” da şartların olgunlaşmasını bekliyor olmasınlar!..
--! spoiler !--
(0)



58669 #10  #58669
yeniçağ'dan israfil kumbasar terör saldırısıyla ilgili bugünkü köşesinde zihnimizi sorgulamamız gereken bir yazı kaleme almış.

http://www.yenicaggazetesi....

--! spoiler !--

terör örgütünün uzantısı şebekeye 'savaşa inat barış' adı altında 'dolaylı destek' vermek için toplanan kitlelerin "bu meydan kanlı meydan" diye halaya tutuştukları an, 'hangi karanlık odak' tarafından sevk ve idare edildikleri apaçık belli olan 2 hain, 'durumdan' vazife çıkararak üzerlerine sardıkları bombaların fitilini ateşledi.

sonuç: tek kelime ile katliam.

cumhuriyet tarihinin en kanlı terör saldırılarından birine imza atan karanlık odak, 'taşeronluğuna' talip olduğu emperyalist güçlere şu mektubu yolladı:

- "emir buyurduğunuz her an, türkiye'yi kan gölüne çevirebiliriz."

aynı odak, 'kararlılık içinde' operasyonlara devam eden tsk'yı frenleyemeyen iş başındaki 'sivil darbe' iktidarına da şu mesajı verdi:

- "diyarbakır'ı bırak, ankara'ya bak."

***

"katil devlet" diye bağırarak 'yaralılara' yardım için gelen 'sağlık' görevlilerine saldıranların, 'hangi barışa' hizmet ettikleri gün ışığı gibi ortada.

her fırsatta "devlet derhal operasyonları durdursun" diye nara atan 'sömürge' solcuları, her nedense "pkk derhal silah bıraksın" diyemiyorlar.

saldırının ardından timsah gözyaşları içerisinde kameraların karşısına geçen terör örgütünün siyasi kolunun eş başkanı selahattin demirtaş, aynen şöyle diyordu:

- "saldırının arkasında kim olduğu belli olan aleni bir güç var. bu olay da suruç örneğinin tıpatıp benzeridir. mafyalaşmış devlet anlayışıyla karşı karşıyayız."

disk genel sekreteri arzu çerkezoğlu, bu sözlerin üzerine bakın nasıl atladı:

- "doğrudan polis tarafından yapılan bir saldırıdır bu, çok açık."

***

'çözülme' sürecinde mülki idare amirlerine gizlice "teröristlere müdahale izni vermeyin", istihbarat birimlerine "istirahat edin" talimatı vererek, terör örgütünün 'yığınak yapmasına' zemin hazırlayan teslimiyet iktidarı, her seferinde 'düştüğü yeri' yakan ateş bu kez 'ankara'nın göbeğine' dayanınca ne yapacağını şaşırdı.

bugüne kadar 'kınama' mesajı yayınlayarak, 'sosyal medyayı' engelleyerek, 'yayın yasağı' çıkararak olayları örtbas etmeye çalışan iktidar, el altından yeniden 'müzakere' yollarını aramaya başladı.

saldırıdan sonra 'harakiri' yapmaları gerekirken, 'hiçbir şey olmamış' gibi sırıtarak "güvenlik zafiyeti yok, neden istifa edelim" diye buyuran bakanlar ise yine hedef saptırmanın gayreti içerisinde:

- "saldırıda ışid parmağı olabilir."

***

saldırının türkiye'yi kaos ortamı ile angaje tutarak, suriye'de açılacak olan 'ihanet koridoruna' kayıtsız hale getirme projesinin bir parçası olduğu gayet açık.

şu söz cıa ajanı henri barkey'e ait:

- "ya seçimlerden benzer bir sonuç çıkacak, ya da şehirler havaya uçacak."

abd'nin 'kara gücü' olmaya soyunan ve hedefe ulaşmak için 'her yolu mübah' gören terör örgütü, 'devleti köşeye sıkıştırma' stratejisi doğrultusunda yeri geldiğinde 'kendine destek verenleri' de vurmaktan çekinmiyor.

her zamanki gibi vurduktan sonra 'kenara' çekilerek, siyasi uzantısına 'seçimlerde kullanabileceği' randımanlı bir malzeme sunan örgütün 'paralel devlet' yapılanması kck ise yayınladığı bildiride bakın ne diyor:

- "saldırıyı akp ile ışid birlikte gerçekleştirdi."

***

evet, 'seçime zaman ayarlı' bu saldırının arkasında 'devlet' olabilir; 'ışid' olabilir; hatta 'kanarya sevenler derneği' dahi olabilir; ama 'pkk' asla ve katiyen olamaz.

çünkü terör örgütünün elebaşlarından murat karayılan, "onlar şehirlerde daha fazla katliama yönelirlerse o zaman ölümsüzler taburu da metropollerde harekete geçer." diye bir ifade kullanmadı.

çünkü pkk televizyonlarından "devlet bölgede operasyonları durdurmazsa, ankara'yı cizre'ye çevirmeye geleceğiz" şeklinde tehditler savrulmadı.

çünkü olaydan saatler önce hdp'ye yakın sosyal medya hesaplarından şu 2 paylaşım yapılmadı:

- "asıl bomba ankara'da patlayacak."

- "en korkuncu, suruç v2 olabilir."

çünkü pkk, buna benzer saldırıları hiç ama hiç düzenlemedi.

çünkü pkk bir 'barış' örgütü.

***

'kesin', 'somut', 'inandırıcı' bir delil henüz ortada yoksa eğer, bir kriminal vaka 'sonuçları' itibarıyla kime 'fayda' sağlıyorsa, kimin 'işine' yarıyorsa o olayın arkasındaki 'en kuvvetli şüpheli' de odur.

tunceli, adana, mavi çarşı, anafartalar çarşısı, güngören, sivas, diyarbakır, van, taksim, suruç.

birbirinin tıpkı benzeri olan 'canlı bomba' saldırıların izlerini 'adam' gibi takip edin bir hele, bakalım yol sizi 'hangi karanlık odağa' çıkaracak.



--! spoiler !--
(0)



58670 #11  #58670
suruç patlamasıyla çözüm süreci ''buzdolabına''konmuş pkk her gün asker,polis şehit etmeye başlamıştı.bu patlamadan sonra nasıl bir süreç başlayacak acaba?
(0)



75350 #12  #75350
bugün üzerinden tam 1 yıl geçmiş olan patlama.
(0)



75351 #13  #75351
kendi canlı bombalarını kutsayan, onlara şiirler ve şarkılar yazan bir terör örgütünün ve yandaşlarının "barış" adı altında düzenledikleri, esasında ise türkiye cumhuriyeti devletini terör örgütü pkk'ya teslim olmaya ve pkk'nın taleplerini kabul etmeye davet eden mitingde bir canlı bombayla gerçekleştirilen patlama.

hayat çok ironik mi desem, sarkastik mi desem yoksa her ikisi de mi?
(0)



75352 #14  #75352
şüphesiz büyük bir katliam.

ancak hayatını kaybeden insanların çoğunun oy verdikleri partinin çözüm sürecinde sahip olduğu belediyeler aracılığıyla şehirlerin altına bomba döşeyip üstlerine asfalt döktüğünü,

güvenpark'ta ygs sınavından çıkmış liseli bebeleri, merasim sokakta mesaiden çıkmış sivil memurları, diyarbakır'da dersane bebelerini, veznecilerde üniversite öğrencilerini, daha dün yenibosna'da kendi hallerindeki sivilleri canlı bombalarla hedef aldığını ve katlettiğini unutmamız ve her defasında hatırlamamız ve hatırlatmamız gerekmektedir. bunlar daha 8 ayın bilançosu üstelik. 90'larda basılan kürt köylerini, mavi çarşı'da, çetinkaya mağazasında diri diri yakılan sivillerden bahsetmedik bile.
(0)



75359 #15  #75359
alter sözlük'ün duyarsız kalmadığı elim katliam.
(0)



75462 #16  #75462
bombacının zamanlaması gerçekten manidar,yıllardır televizyonlarımızda göremediğimiz "sense of humour" 3 saniyede kendini gösterdi..ömürboyu gülebilceğim harika şaka. (bkz: death joke)
(0)



79492 #17  #79492
hem pkk hem ișid'in en yoğun şekilde her yerde saldırılar düzenlediği gunlerde insanların ankara'ya barış için gittiği, tek amaçları güzel bir türkiye hayal ettikleri için katledildikleri katliamdir.

dönemin başbakanı ahmet davutoğlu: 'bu patlamalar oyumuzu artırıyor' dediği unutulmasın.

yüce tanrım canlı bombalara methiyeler düzenlerin, ișid, pkk/ypg'ye, fetö, dhkp-c destek olanların belasını versin. kokuşmuş düzeniniz yere batsın, ikiyüzlü düşünce tarzınız yere batsın. canlı bombaların anıtlarını yapıp, canlı bombaların isimlerini halay çekerek anıp bu saldırıya da üzülenlerin de yatacak yeri yok.

ölenlerin mekanı cennet olsun.

edit: inanmayanlar için 2015 yılına gidelim:

http://www.sozcu.com.tr/201...
(0)



Tümünü Göster [17]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: