alba longa'dan roma'nın kuruluşuna: etrüskler

alba longa'dan roma'nın kuruluşuna: etrüskler

Tümünü Göster [1]

41395 #1  #41395
giriş makalesi için,

(bkz: roma tarihi)

bir önceki makale için,

(bkz: aeneas destanı)

bir önceki destan, bize truvalı aeneas'ın nereden gelip nereye gittiğini anlatıyordu. yalnız bu destan etrüsklerin kim olduğunu anlatmak için yeterli bir bilgi değildir. her ne kadar destanda truva'nın yanı sıra efes ve bergama'dan toplanan iki düzine adamın truva savaşları esnasında deniz yoluyla italya'ya yerleşip alba longa'yı kurduğu söylense de, batı anadolu'dan tiber nehri kıyısındaki alba longa'ya olan etrüsk göçleri, etrüsk kaynaklarına göre m.ö. 850 civârındadır.

"latinler'in yükselmesinde etrüsk etkisinin, etrüsk örneğinin payı büyüktür. roma tarihinde ve uygarlığında rol oynamış, yunan tarihçilerinin andığı, eserleri, hem de uzunca yazıtları bize kadar gelen bu toplum üzerine bilgimiz ne yazık ki kesin değildir. yunan alfabesi yazılı metinler bir türlü çözülemediğinden dilleri bir karmaşık olarak kalıyor. italya'ya nereden geldikleri, hangi geleneğe bağlı oldukları bir türlü aydınlanamıyor. herodot'a bakılırsa, onlar denizi seçerek, atys ile oğlu tyrsenos'un önderliğinde lidya'dan italya'ya gelmişlerdi. bir adlarının tyrsen oluşu böyle açıklanır. kendi sözleri de herodot'un verdiği bilgiyi destekler: lidya'yı anavatan, sardları kardeş sayarlardı. ama daha antikitede bu kanıyı herkes paylaşmaz. örnek: halikarnaslı dionisius onları italya'nın yerli halkı bilir. herodot'un görüşü, daha geç devirlerde de şüphe ile karşılanmıştır: xix. yüzyılda bazı tarihçiler etrüskler'in yarımadaya kuzeyden geldiklerini savunmuşlardır. etrüskler'in kendi inançları bir yana, çağımızda arkeoloji ile tarihin son buluşları bu varsayımları çürütüyor. denizcilikte, hatta korsanlıkta üstün bir kabiliyet gösteren etrüskler, yüzde yüz lidya'dan değilse bile, herhalde denizaşırı bir yerden gelmişlerdir. söz konusu denizaşırı yerin anadolu'da olduğuna inananlar çok. etrüsk karmaşığının adalar, ya da anadolu'da bulunacak belgelerle çözüleceği fikri bilginler arasında yaygındır. arkeoloji, onomastik, giyim tarihi, müzik, araştırmaların anadolu'da yapılmasını destekler. nitekim boğazköy'de, toprakkale'de etrüsk eşyalarının benzerleri bulunmuştur. 19"

19 bak: gabriel - leroux, les premières civilisations de la meditérranée, s. 88. toprakkale'de bulunan eşyalarda maden işleme biçimi etrüsk işçiliğine benzemektedir. bir fal cetveli en başta dikkati çeker.

kaynak: süheylâ bayrav, dilbilim - roman dillerinin doğuşu ve gelişmesi, s. 21, 22.

biraz zamanda geriye gidelim: italya yarımadasında ilk iskân hareketleri m.ö. 600.000 civârındaydı.

neolitik çağ sayılan m.ö. 6.000-3.000 dönemi arasında daha farklı bir mimâriye (ev ve tapınak temelleri bakımından) rastlanır.

roma'nın, alba longa'nın bir varoşu olarak 21 nisan m.ö. 753'te kurulduğu sırada latyum bölgesinde bulunan kavimler, aşağıda sıralanmıştır:

*etrüskler (m.ö. 850'de deniz yoluyla)
*latinler (m.ö. 750'de, tuna nehri tarafından **)
*samnitler
*sabinler
*osklar
*umberler
*pikerler
*ligurlar

italya'ya deniz yolu vasıtasıyla m.ö. 9. yy'da geldikleri varsayılan etrüskler, yazıyı da beraberlerinde getirmişlerdir. aeneas destanı'nda alba longa'nın kuruluşu hakkında geçen bilgi bir yana, bugün lazio bölgesinde antik bir kent olmasıyla beraber aynı destanda alba longa'nın, aeneas'ın oğlu ascanius tarafından kurulduğu söylenir ve elimizde kuruluşuyla ilgili kayda değer bir kanıt ne yazık ki yoktur. öte yandan alba longa'nın 21 nisan m.ö. 753 yılında kurulan varoşu roma'ya kıyasla o dönemde çok daha büyük bir yerleşim merkezi, bir kent olduğu günümüze ulaşan bilgiler arasındadır.

"dünya tarihinde bu kadar önemli bir yer tutacak olan roma işe küçükten başlamıştır. menkıbeye göre (arkeoloji menkıbeye hak verir) roma'yı ilk albalı kolonlar kurmuşlardır. albalılar'ın gücü ile bir site doğunca öteki latinler de dolaylarda yerleşmek istemişler, herbiri ayrı topluluklar biçiminde ve belki az sonra sabinler, alba'nın verdiği örneğe uyarak koloniler kurmuşlardır. sonradan, önceleri ayrı olan birimler birleşmiş, roma şehri ortaya çıkmıştır.

albalıların yeni şehirlerine bataklıklar arasındaki bu tepeleri neden seçtikleri tarihçileri bir hayli düşündürmüş, çeşitli yorumlara yol açmıştır. bugün roma'nın, herşeyden önce, stratejik bir güdekle, gitgide artan etrüsk tehlikesine karşı ileri bir gözlemleme ve savunma yeri olarak kurulduğu sanılır. arkeoloji araştırmaları, vakanüvislerin roma'ya başlangıç tarihi olarak verdikleri m.ö. viii. yüzyılın gerçeğe uyduğunu göstermiştir. viii. yüzyıl doğru bir tarih ise, roma'nın stratejik bir endişe ile kurulduğu savı sağlamlaşır. çünkü etrüskler o çağda tehlikeli olmaya başladılar. önceleri savunmaya en elverişli bir nokta diye seçilen roma'nın, geçit yolları kavşağında bulunduğundan çarçabuk ekonomik önem kazandığını, latinler'in peşi sıra sabinler'in de bu bölgeye yerleşmelerinden anlarız. tuz yolu, geleceğin via salaria'sı oradan geçmiyor muydu?"

kaynak: süheylâ bayrav, dilbilim - roman dillerinin doğuşu ve gelişmesi, s. 23, 24.

sıradaki makale: (bkz: alba longa'dan roma'nın kuruluşuna: latinler)

giriş makalesi için,

(bkz: roma tarihi)
(0)



Tümünü Göster [1]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: