istanbul'un çok bozması

istanbul'un çok bozması

Tümünü Göster [3]

35010 #1  #35010
ranta kurban gittiği için bozan şehir.

sen gel 5 milyonluk şehre 15 milyon insan doldur, yeşilliği yok et yerine beton yap.

türkiye zaten sadece istanbul'dan ibaretti anasını satayım.

gidin bakın 81 milyonluk almanya'ya; herkes berlin'e mi doluşmuş? hayır. nüfus her yere eşit dağılmış. neden? çünkü iş imkanları ve iyi yaşam koşulları eşit olarak her bölgeye dağıtılmaya çalışılmış. sadece berlin'e exp kasmamışlar yani. böyle bir sistem türkiye'de uygulansaydı; istanbul'da ne trafik çilesi olurdu, ne bu kadar doğa katliamı olurdu, ne bu kadar işsizlik olurdu, ne bu kadar suç, pislik vb. olurdu. yaşam koşullarımızın daha iyi olabileceğini hayal etmek güç değil.

yıllardır yanlış yönetilmeye ve ranta kurban gitmiş ve olan da biz istanbullulara olmuştur. bu saatten sonra da nah düzelir bu şehir. boşuna beklemeyin. en iyisi siktir olup gitmek.
(0)



35042 #2  #35042
istanbul'a göç aslında sanılandan çok önce başladı.

osmanlı döneminde de en büyük şehir olan istanbul, imparatorluğun dört bir yanından hem insangücü hem de ürün topladı. şehri beslemek, büyütmeye çalışmak, limanına akış vb. akla hayale gelebilecek bütün "ok"lar istanbul'a yöneliyordu. bu toprak büyüklüğüne sahip imparatorluklarda pek görülmemiş bir şey değil aslında, ticaretin de merkezi olduğundan şehre bu akış beklenen ve istenen bir hareketti.

ayrıca anadolu topraklarının endüstriyel tarım öncesi verimsiz olması, balkan topraklarının ise çok verimli olması sebebi ile batıya göç trendi devam etti.

19. yüzyılda ise bu tavan yaptı. bunun sebebi de elbette toprak kayıpları. istanbul ile birlikte en büyük ikinci ticaret merkezi olan iskenderiye'nin kontrolünün kaybedilmesi sonrası batıya göç daha da ivme kazandı. yönetimi merkeziyetçi çizgiye sokan ikinci mahmut da bunu destekledi, desteklemekten başka da bir çaresi yoktu çünkü buhar teknolojisinin hızla gelişmesi sonucu anadolu topraklarında sürekli büyüyen gemileri destekleyebilecek kapasidede liman sayısı 2'ye düştü. istanbul, ve izmir.

demiryolu ağının da büyümesiyle diğer limanları büyütebilecek maddi güce sahip olmayan osmanlı, batıya göçü teşvik etmeye devam etti. tüccarlar, beraberinde kendileri ile çalışanları da istanbul ve izmir limanı ve bu limanların çevresine yerleştirdi.

bunun sonucu eğitimli insanlar da bulundukları yeri terk etmek durumunda kaldılar, bu sayede o bölgelerin gelişme şansı da ortadan kalktı....açıkça söylemek gerekirse pek de bir şans yoktu açıkçası o fakirlikte.

şehrin düzenine gelince, istanbul'da halkın yaşadığı evler ve binalar estetik olarak hiç bir zaman gelişmemişti. fakat o keşmekeşi dahi batılı gezginler ve diplomatlar tarafından bir hayranlıkla takip ediliyordu. istanbul halkı, genel inanışın aksine 16. yüzyılda dahi çok belirli bir kesim dışında zengin bir halk değildi (bunu tüm imparatorluk için söylemek daha doğru olacaktır aslında).

bu estetik farkı "türkler şehri bizanstan aldı canına okudu" olarak kesinlikle algılanmamalı tabii. bizans'ın son döneminde istanbul bitik bir şehirdi. darmadağın edilmişti, sebebi ise haçlı askerlerinin şehir yağmalaması ve şehri yeniden inşa edebilecek zengin bizanslıların şehri terk etmesi sonucu girdiği geri dönüşü olmayan yoldu. bu yağmalama nedeni ile geçtiğimiz yıllarda papa, rum patriğinden resmi olarak özür dilemiştir.
(0)



45618 #3  #45618
osmanlı'nın fethetmesinden sonra gerçekleşmiştir.
(0)



Tümünü Göster [3]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: