kadınlarla alışverişe çıkmak

kadınlarla alışverişe çıkmak

Tümünü Göster [4]

37113 #1  #37113
sabırlı kişiliğimi iyi bilen ablam ve annemin yıllarca altyapıdan beni hazırlamasıyla sık sık başıma gelen durumdur kendisi. yıllara yayılan tecrübelerimin neticesinde erkek için bu durumdan sağ kurtulmayı gerektiren bir takım erdemleri sıralayabilirim…

sabır: en önemli erdemdir. birbirinin üstünden atlayarak, ezerek, g.tüyle ittirerek raflara ulaşmaya çalışan kadınların yoğunluğuna karşı bir kalkan edinin. yokmuş gibi davranın mesela. sanki orada değilsiniz de ünlü bir gece kulübünde (mağazada çalan müziklerin de ritmine kapılarak…) eğleniyormuşsunuz gibi hayal edin kendinizi. gözünü alışveriş hırsı ve beğendiği eşyayı ilk alma ya da birilerinin elinden kapma motivasyonunda olan kadınlarla örülü olduğunuz için öyle “aga bu kadar kadın var hepsine selam versem, yazsam bir tane düşer…” umuduna düşmeyin sakın. o mağazaya giren her erkek artık dişidir. seksapeliteniz o derece yani. kasmayın o nedenle.

alışveriş partnerinizi iyi tanıyın. o eline aldığı eteği size doğru sallarkenki heyecanı, yüz ifadesi ve heyecandan kızaran yanaklarını süzün. o durumdayken beğenmedim derseniz itin g.tüne sokar sokar çıkartır sizi, hayatınıza kara bulutlar çöker. aynı şekilde kararsız kaş yapısı ve dudaklardaki gerginliğe göre de bilin ki aslında beğenmemiş ama sizden de onay almak istiyor. hemen yapıştırın “bok gibi lan o… bırak onu bırak bedava verseler giymem vallahi…”. ortalama cevaplardan sakının, nabza göre şerbet verin…

kıvraklık: atik olun arkadaşlar. eğer yanındaki kadın o anda birinin elindeki şeyi isterse (kadının elinden çekiştirmeyin tabi, kadınlar yapınca mücadele biz yapınca hayvanlık olur…) kabine girip, deneyip, beğenmeyip, yerine bıraktığı ya da kabinde bıraktığı anda atlayıp alın hemen. hele o kalan son bedense bilin ki akşam en sevdiğin yemek, en ateşli sevişmeler seni bekler… bir de raflar arasında kıvraklık şart. olur da kıçınız, başınız, montunuz, t-shirtünüz bir rafın kenarına takılırsa hayvan gibi ileri zorlamayın. hemen sakin ve kararlı şekilde geri adım atıp 90 derece takıldığınız yönün ters istikametinde ekseniniz etrafında bir dönün. tak diye kurtulursunuz. bir de metrekare başına 18 ve üstü kadının düştüğü ortamlarda “denizde boy verme” pozisyonunu alarak elleriniz yukarıda, sakin sakin bulunduğunuz darboğazdan geçiş yapın.

ergonomi: aynı anda bir çok giyim eşyasını askılık misali tutmak ve ellerinizde hali hazırda bulunan 10-15 poşeti de idare etmek zorunda olduğunuz için kendi vücut yapınıza göre sistemler oluşturun. mesela ben poşetleri bileğe geçirir, parmaklarımı askı gibi kullanıp 3 etek, 2 pantolon ve alabildiğine t-shirt-bluzu muhafaza edebiliyorum. kollar ileri doğru açık yere paralel pozisyonda olduğu için, bilekten omuzlara kadar olan kısma da üçer-beşer giysiyi sermek suretiyle giyinme kabinlerine kadar sorunsuzca taşıma ve lojistik işinin üstesinden gelebilirsiniz.

fırsatçılık: dinlenmek için yakaladığınız hiçbir fırsatı kaçırmayın. belli olmaz belki o andan sonra 2 saat bir daha fırsatınız olmayabilir. özellikle ayakkabı alışverişinde “yok müşteriler rahat rahat denesinler ya ben minderleri işgal etmeyeyim şimdi…” gibi gaflet ve naifliğe düşmeyin. direk saldırın. otur oraya bacağını ovuştur, “anam anam” çek, mütemadiyen salak yap. oradaki 15 dakikalık dinlenme sana 2 saat zinde bir vücut olarak geri dönecektir.

bir de gözün sürekli kasada olsun. baktın ki ciddi yoğunluk var g.tüm g.tüm yanaşmaya başla… hem bu alışveriş partnerin tarafından kabul edeceği düzeyde bir “yokluk” hem de zaten birazdan kıça girecek meblağ için 1 saat sıra bekleme stresini ortadan kaldıran bir hamle…

yıllarca aynı çileyi çekip, yıllarca hiç bıkmadan aynı işi yapıp, tarlasını emeğiyle sürüp, çilesini ve yokluğu çeken bir adamın bir gün altın dolu bir küp bulma hikayesinin günümüz versiyonuyla yazımı noktalamak istiyorum…

üniversite döneminde evde mal mal oturuyorum. o dönemlerde de bir arkadaşım beton gibi, mükemmel fizikli, bir o kadar da güzel bir ev arkadaşı bulmuştu. ben “aşardan aşardan” girişiyorum hatuna ama pek ilerleme kaydedemiyorum… telefon sesiyle gafil uykumdan uyandım. baktım bu arıyor. “niko ya biz bikini almaya gidecez ama sen de gelsene hem fikir verirsin…!!!”… dışarıdan dedim ki “merveciğim bilmiyorum şimdi… üşendim bir yandan da ama kaçta çıkacaksınız ? “… içeriden “amk bu kadar yıl bu çileyi çektim bu günün geleceğini biliyordum lan… biliyordum ulan… hiçbir şey boşa değildir… hiçbir şey…”

ağalar, başkanlar, hemcinslerim, sevgili vatandaşlar… böyle bir keyif olamaz… bende laf da çok malum, duruma da hakimiz nasıl yardırıyorum. bunlar giyinip geliyorlar “nasıl olmuş bu ?” diyor. ben önce kalkıyorum, bir orasına bir burasına bakıyorum. “dön bakayım etrafında şöyle.” diyorum. “aslı ya bu sanki kalçanı biraz düşük göstermiş, boşver bunu sen diğerini dene” diyorum… elime aldığım ne kadar mini, kaplanlı bikini varsa denetiyorum buna. “ııh yok bu göğüslerini küçük gösterdi… yok bu biraz sarkık gösterdi… sen çok daha seksi hatunsun ya bu bikini hiç olmadı…”. böyle böyle 3 saat alışveriş yaptık hatunlarla…

başa dönersek eğer sabır ve yeterli bağlantılarla bu işi de lehinize çevirebileceğinizi aklınızdan çıkarmayın sevgili hemcinslerim… bir de böyle bir deneyimi yaşamadan ölmeyin…
(0)



59979 #4  #59979
sadece çıkılandır. inmek için; ya baygınlık geçirmeniz ya da akraba eş dosttan birilerinin vefat etmesi gerekir.
(0)



Tümünü Göster [4]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: