mandala

mandala

Tümünü Göster [1]

76185 #1  #76185
ne erişilmez bir kudrettir ki dimağ
içinde kainat yaşar."
*celalsılay

mikrokozmozu temsil etmek aygiti olarak kullanilan, geometrik şeklin içine oturtulmuş, budizm kökenli aktarim formu.

hiçbir zaman o alanda bulunmadim ki, şeylerin yapisina baktiğimda onlari tahlil ederken çemberin sinirlarina sıkıştırabileyim... bu benim için hiç olmadi. olmasini istemediğimi söyleyemem, zihnimin uzak köşelerine kadar erişim imkani sayesinde, oradaki tüm şeyler yalnizca belli sembollerde cisimleşsin, ona baktiğimda yalnizca kendime dair şeyleri değil makrokozmosa dair şeyleri de görebileyim... olmadı.

sinirbilim insana dair sorulari yanitlamaya devam ederken, bundan asirlar önce budistler bu işte bir kivraklik geliştirmişlerdi, bu da mandalalar çizerek sağlanabiliyordu. zihnin evrenle olan kopmaz baği bu çizimler üzerinden gösteriliyor, rahipler kendilerine dair sirlari kendi zihinlerinden söküp alabiliyorlardi.

bir şeyleri görme, işitme; onlara dokunma, onlari tatma gibi duyularimizi içeren şeyler aslinda zihnin işleyişindeki öncelilikli bilgi sayesinde sağlaniyor. bir şeyi söylerken o şeyi söyleyeceğimizi biz daha söylemeden zihnimiz biliyor, o şeyin yanliş aktarimi da ayni şekilde zihnimizin mikrosaniyelerde yaptiği hatalardan kaynaklaniyor. çağrişimlar sayesinde anliyoruz ki, verdiğimiz tepkiler aslinda zihnimizin altta olani söyleme çabasi aslinda. bir kivraklikla atildiğimiz kelimeler, sanki bir tahtadan seçermiş gibi söylediğimiz şeyler görünenin de ötesinde anlamlar taşiyor. bir kelime bizim için ne anlam ifade ediyor'un cevabi, o kelimeyi söyleyiş biçimimizden tutun da o kelimenin kendi öz anlamina, bizim anladiğimiz anlamina kadar kendini gösteriyor. böylece anliyoruz; tek bir kelime bile zihnimiz için bir sembolse bu kadim çizimler neler yapmaz?

jung psikanaliziyle haşirneşir olanlar hatirlayacaktir jung'un mandalalarini, onlarin onun zihninde neleri temsil ettiğini, ne kadar bağlami olduğunu ve ne kadar da engin olduğunu. işte bu yüzden, zihnimizin enginliğine dair düşündüğümüzde ufku göremiyor kaygisina sahip oluruz, bu da yetmiyormuş gibi, bu korku bize kendi sisimizi odak noktamiza indirir. yakin zamanda fark ediyorum ki, zihnimin köşelerinde girmediğim odalar var, kendimi ifade ediş biçimimdeki aksakliklar bu odalarin bilgisizliğinden ortaya çikiyor.

bir mandala çizmeli belki de? her nasil ki, kendimi hiçbir zaman yalniz hissetmediysem ve yalnizliğin ne demek olduğunu bilmiyorsam ayni şekilde bir mandala nasil çizilir onu da bilmiyorum. bu entrynin amaçladiği şey, mandalayi tanitmak kadar, kendi zihninize olan yabanciliği size anlatmaktir.

şimdi anlamli olan şu mandalalara bir göz gezdirin ve sembolleri anlamaya çalişin, bir başkasinin zihninin mimarisine onun anlatimiyla bakin, eğer tanidik gelmiyorsa siz de bir mandala çizmeyi deneyin ve o korkulan odalardaki işiğa kadar her şeyi eklemeyi deneyin. belki bu size, ne kadar az bildiğinizi gösterebilirve umarim da gösterir.
(0)



Tümünü Göster [1]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: