nesimi

nesimi

Tümünü Göster [4]

8746 #1  #8746
ismine sıkça rastladığımız hallac-ı mansur ile aynı kaderi paylaşan alevi ozanlardan birisi de nesimî’dir. hakkında daha çok nesilden nesile aktarılan bilgiler haricinde, latifi’ye ait ve nesimî’den sıkça söz edilen 1546 yılında yazılmış “latifi tezkiresi” kaynak olarak kullanılabilir. hallac-ı mansur gibi nesimî’nin de ölümünün en büyük sebeplerinden birisi “ene’l hakk” (ben hakk’ım) sözleridir.

1369-1370 yılları arasında doğduğu rivayet edilen nesimî azerbaycan’ın şamahı şehrinde doğduğu sanılmaktadır. diğer rivayetlere göre ırak, diyarbakır, tebriz’de doğum yerleri olarak gösterilir. şeyh sibli ve hurifilik akımının da kurucusu olan fazlullah esteradabi tarafından eğitilmiş ve şiirlerinde de hurifilik’ten etkilenmiştir.

hurifilik kısa tanımı: hurifilik, her şeyden önce batini inanç sistemidir. batini sistemlerin birçok ortak özelliğini taşır. bu özellikler arasında kısaca, âlemin başlangıçsız olduğu, kötü ruhların bedenden bedene geçerek azap çekmeye devam ettiği, iyi ruhların ilahi varlıkla birleştiği, dinlerin iç (batin) anlamıyla anlaşması gerektiği, bununda ancak te’vil (yorumlama) ile yapılabileceği, bu yorumlama cabalarında ise harflerin özel anlamları bulunduğu seklinde inançları vardır. hurufilik genel anlamda harfçilik (harflerden anlamlar cikarma) demektir.

yine nesimî’nin akıl hocası ve hurifilik akımının hocası olan fazlullah’ta öğrencisi ile aynı kaderi paylaşır. mehdilik ilanı sonrası timurlenk’in oğlu, miranşah tarafından öldürtülür ve ayaklarından asılan ölüsü kale duvarlarında sallandırılır. nesimî bu ölümden ve baskılardan sonra diğer müritler gibi baskılardan kaçar ve anadolu, iran başta olmak üzere birçok yer gezer. anadolu ziyaretleri sırasında aleviler ile yakın ilişkilerde ve fikir alışverişinde bulunur. anadolu alevileri arasında hallac-ı mansur düşünce sistemi yaygın olduğu için fikirleri sayesinde birçok mürit edinir. böylece hurifilik akımı anadolu’da yeşermeye başlar. burada biri türkçe birisi ise farsça olmak üzere iki eser kaleme alır. nesimî düşüncelerinden dolayı 1418’de mısır memluk hükümdarı seyh el-müeyyed seyfuddin tarafından verilen emirle halep’te tutuklanır ve öldürülür. seyyit nesimi’yi idama mahkum eden kadı, nesimî için yazdığı fermanda söyle sesleniyordu:

„bu böyle bir murdardır ki, kanının değdiği yer yıkamakla temizlenmez, orayı kesip atmak gerekir."

nesimi’nin fermanın infazı sırasında cellat bıçağı çalınca, nesimi’den fışkıran kandan bir damla, kadı’nın parmağına da sıçrar. tabii ki kadı parmağını kesmeye kalkmaz. işte o sırada nesimi’nin söyle dediği rivayet edilir: „sen şeriat uğruna parmağına bile kesmezsin, halbuki görüyorsun ki biz inancımız yolunda kendi kanımızla yıkanıyoruz." yine rivayete göre nesimî’nin cesedi ibret olsun diye derisi yüzülerek 1 hafta halka sergilenmiştir.
(0)



8752 #2  #8752
tarih çok bilinen iki tane nesimi vardır. birincisi enel hak dediği için 15. yy. da halepte öldürülen imameddin seyyid nesimi, diğeri ise ''ben melanet hırkasını kendim giydim kime ne'' nefesinin yazarı (bkz: kul nesimi) dir.
kul nesiminin asıl ismi ali dir.

''mahlasım nesimi, ismim ali'dir
bu çarh dönmektedir, sanmam halidir
şükür kalbim iman ile doludur
cürm'i isyanımız beleden beri.''

seyyid nesimi şiirlerinde arapça yı çok kullanır.kul nesimi ise daha sade bir türkçe kullanır. kul nesimi 17. yy da anadolu da yaşamıştır. seyyid nesimi ise anadolu yu gezip, diyarbakır da kalmış olmasına rağmen halep'te uzun süre yaşamıştır.

seyyid nesimi hurufi-alevidir. kul nesimi ise bektaşi-alevidir. kul nesimi haydar der, seyyid nesimi ali der.

''hâk katında alemin mahbub-i rahman'dır ali
evliyalar serveri hem şah-ı merdan'dır ali
ey nesimi "men aref" sırrın bilendir adem'i
adem'in hem suretinde harf-i kuran'dır ali.''
ali arapça yazıldığında insanın suretine benzer. ali insan-ı kamilin yansımasıdır.

kul nesimiden:
''har içinde biten gonca güle minnet eylemem
arabi farisi bilmem, dile minnet eylemem
sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
iblisin talim ettiği yola minnet eylemem

bir acaip derde düştüm herkes gider karına
bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına
zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
rizkimi veren huda dir kula minnet eylemem

oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken
yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken
cümlenin rızkını veren ol gani settar iken
yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem''

(http://www.youtube.com/watc...)ahmet aslan
(http://www.youtube.com/watc...) ruhi su

seyyid nesimi den:
''ey beni na-hak diyenler kandedir beş yaradan
gel getir isbatın et kimdir bu şeyni yaradan

yel ü su toprak u oddan böyle suret bağlayan
böyle dükkanı düzen kendi çıkar mı aradan

gel beru söyle bana kimdir senin nutkundaki
söyleyen işittiren hem gösteren hem yaradan

çünkü bir şehrin içinde mescid ü meyhane var
ehl-i dil farketmedi mescitleri meyhaneden

aşkımız yolunda akl u din ü dünya mahvolur
sormagıl eşkın hadisin suf-i biçareden

çünkü girdim oynarım çengü def ü tambur ile
bil ki bende şeş cihet var dönmezem çarpareden

ey nesimi on sekiz bin alemin mevcudusun
kimki bu devre irişmez koy gide devvareden''
43141 #3  #43141
trtmüzik'in ulu ozanlar isimli programının bir bölümüne konu olmuş 16. yy'da yaşamış türk şair (imadeddin nesimî).

şiirlerinde çokça hallac-ı mansur etkisi görülmekte ve o'nun ene'l hakk felsefesini savunduğundan dolayı da derisi yüzülerek idam edilmiş. hakkında pek çok hikayeler anlatılmış. örneğin bu hikayelerden birinde derisi yüzüldükten sonra kendi derisi toplamış ve kolunun altına alıp cami avlusunun kapılarına yönelmiş. yedi kapıda duran insanların her biri de kendi bulundukları kapıdan çıktığını iddia etmişler. fakat sonra, ne gören ne duyan olmuş nesimi'yi.

bir başka hikayede de kendisinin derisi yüzülmekteymiş. dönemin müftü(ya da benzeri makamda bulunan bir din adamı) tarafından da idamı izlenmekteymiş. nesimi'nin idamına karar veren bu din adamı şehadet parmağını nesimi'ye doğru uzatarak "bunun" demiş, "bunun kanı da pistir, hangi uzva değerse derhal kesmek gerekir." tam o anda kanlar içerisinde derisi yüzülen nesimi'nin vücudundan bir miktar kan hoca efendinin parmağına sıçramış. idamı izleyenler ve gerçekleştirenlerin kafası hemen hocaya dönmüş. "suyla temizlenir ziyanı yok ziyanı yok" diye geçiştirmiş nesimi'nin idamını kararlaştıran müftü efendi. nesimi de kanlar içinde şu kelimeleri dökmüş dudaklarından:
"zahidin bir parmağın kesseler dönüp hakk'tan kaçar,
gör bak bu miskin aşıkı serpa soyarlar ağlamaz"

ayrıca, bir eseri de vardır ki beni birkaç gün dumur etmiştir; hayatı, kendimi, amaç ve isteklerimi sorgulamaya itmiştir. "neyim? ne için buradayım? var mıyım yok muyum?" sorularını tekrar bilinç seviyesine çıkarmış ve birkaç gün ruh gibi gezmeme sebep olmuştur. o da şöyledir:

"bugün erenlere kurban
serim meydanda meydanda
bütün ikrar canım feda
canım meydanda meydanda.

kellemi koltuğuma aldım
kan ettim kapına geldim
ettiğime pişman oldum
sırrım meydanda meydanda

yoktur çınarım timarım
yoktur gönülde gümanım
al malımı ver imanı
varım meydanda meydanda

erlere hülle don biçin
kelb-i rakiplerden kaçın
ben bülbülüm bir gül için
zarım meydanda meydanda

gerçek olan olur veli
veli olan olur gani
nesimi'yem yüzün beni
derim meydanda meydanda"
(dertli divani'den güzel bir icra: https://www.youtube.com/wat...)

trtmüzik'teki programın tamamı için: https://www.youtube.com/wat...

(bkz: ulu ozanlar)
(bkz: vahdeti vücud)
(bkz: tasavvuf)
(bkz: alevilik)
(0)



43163 #4  #43163
iskenderiyeli hypatia gibi derisi yüzülerek katledilen büyük ozan ve filozof. ikisi de din uğruna katledilen, yaşadıkları çağın çok ilerisinde aydın insanlardı. nesimi'nin de, hypatia'nın da isimleri yüzlerce yıl sonra bile hala hatırlanırken, onları katledenlerin ismini kimseler bilmez. ölümsüz olmak böyle bir şey olsa gerek...
(1)



Tümünü Göster [4]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: