viyana'da feodal vahşet mağdurları

viyana'da feodal vahşet mağdurları

21451 #1  #21451
avrupalı liboşların ve 'ayyy türklere ırkçılık ayrımcılık yapılıyor' diyen zevatın görmezlikten geldiği zavallılardır. yazının tarihi biraz eski, ama orada anlatılanlar maalesef her gün yaşanmaya devam ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/...

üşenmeyin sonuna kadar okuyun lütfen. çok küçük bir örnek:

--- alıntı ---

kübra, kırşehir’in bir köyünden. 12 yaşındayken annesi ve üç küçük kızkardeşiyle birlikte avusturya’ya babasının yanına getirildiğinde çok mutlu olmuştu. artık babaannesi ve dedesi annesine eziyet etmeyecek, okula rahatlıkla devam edecek ve en önemlisi şu aptal evlilik hikayesinden kurtulacaktı. babaannesi ilk 11’ine bastığında söylemişti, kuzeni ahmet’le evleneceğini... korkudan olmaz bile diyememişti. neyse artık avusturya’daydı, geçmişti. çok çalışıp okulda başarılı olmalıydı ki babası onunla gurur duysun! 14 yaşına bastığında okuldaki başarısının babasını hiç ilgilendirmediğini fark etti. ayrıca hiç de sandığı gibi olmamış, ahmet’le evlenme kabusu bitmemişti. dedesi öyle istiyordu. sadece kübra’nın avusturya vatandaşlığını alması bekleniyordu. bir ay kalmıştı, alır almaz türkiye’de düğün yapılacaktı. ölse evlenemezdi.

bir şeyler yapmalıydı ama ne? aklına onu çok seven matematik öğretmeni geldi. başına gelenleri, gelecekleri ona anlattı. öğretmeni derhal anne babasını okula çağırdı, okul müdürünün de olduğu konuşmada, anne baba azarlandı, "burası avusturya, burada böyle şeyler olmaz" söylevi çekildi. kübra’nın anne babası yeminler ettiler, kübra garip bir çocuk, hep böyle hikayeler uydurur, dediler. babası bir yandan "bir psikoloğa mı götürmeli" derken, bir yandan da kızına sarılıyordu.

yol boyunca arabada kimse konuşmadı. eve girer girmez kübra’yı bekleyen öldüresiye bir dayaktı. hafta sonunda annesiyle birlikte türkiye’deydiler.

anlatırken "çok kötüydü, köy çok kötüydü" diye sayıklıyordu. köyde neler olduğunu ancak üçüncü gün anlatabildi: herkes ona düşmandı. o çok kötü bir kızdı, anne babasını şikayet etmişti. aslında ölümü hak etmişti. ama allah’tan ahmet’le evlenmesi gerekiyordu. yani bu evliliğe dua etsindi. bir ay sonra imam nikahıyla evlendirildiler. gerdek gecesi kendini pencereden atarak öldürmeye kalktı, yakaladılar. hastanelik olana kadar dayak yedi. sonraki günlerde de... kocası, onu istememesine hınçlanıyor, her seferinde tecavüz edip hırpalıyordu.

böyle bir yıl geçti. sonunda kübra, artık iyice sindirildiğine inanılarak avusturya’ya gönderildi. kara kaşı, kara gözü için değil elbette; resmi nikahla evlenmeden önce vatandaşlığını alması gerekiyordu çünkü! alamazsa, kocası ahmet’i avusturya’ya getiremezdi ki. onun hayattaki görevi buydu.

bir hafta sonra evden kaçıp polise sığındığında artık 15 yaşında ve 14 haftalık hamileydi. yerleştirildiği sığınma evinde, evli olduğunu söylüyordu, resmi nikahla imam nikahı arasındaki farkı bile bilmiyordu. kürtaj olmasına izin verilmezse kendisini öldüreceğini söyledi. ancak avusturya’da kürtaj izni 12. haftaya kadardı. hollanda’ya bir kliniğe götürüldü, kürtaj oldu.

kübra şimdi 18 yaşında. daha yeni yeni gülmeyi öğreniyor. kızkardeşleri dahil, ailesinden kimseyle görüşmüyor, bu nedenle onların başına neler geldiği meçhul. babasının gazabından korunmak için viyana’dan uzak bir eyalette yaşıyor. yalnız.
--- alıntı ---


--- alıntı ---

kezban, avusturya doğumlu. ailesinin memleketi yozgat’ı sadece tatillerde görmüştü, türkçesi zayıftı, ama avusturya’da yaşamak onu batılı yapmıyordu; 11 yaşında ailesi tarafından türban takmaya zorlanmış, birkaç kez başı açık yakalandığı için dövülmüştü. hatta bir keresinde babası elini ocak ateşinde yakmıştı, "eğer bu ateşin acısına dayanırsa, cehennem ateşine de dayanabilir" gerekçesiyle. "çünkü başı açık gezenler böyle cayır cayır yanacak"tı! işin kötüsü, evde açık dolaştı diye dayak yerken, okulda öğretmeni ve müdüründen başını açması için baskı görüyordu. daha 11- 12 yaşındayken herkes çok şey bekliyordu ondan.

15 yaşında yeni bir kabusla tanıştı; annesi, "bu yaz amcanın oğluyla evleneceksin" dedi. itiraz edecek oldu, bir tokat yedi ve şu sözleri duydu: "eğer bu evliliğe karşı gelirsen baban seni baltayla doğrayıp köpeklere yedirecek." kezban’ın ödü koptu, inandı. amcasının oğlu hangisiydi acaba, hiç hatırlamıyordu. insan tanımadığı biriyle nasıl evlenirdi, onunla yatmak zorunda mıydı?

köyde, düğün günü gördü amcaoğlunu. içi bulandı, başı döndü. sivilceli, çirkin, üç yıl önce köyde en sevdiği kedi yavrusunu öldüren yusuf’tu. şimdi karşısında sırıtıyordu. nikah kıyıldı, düğün yapıldı. anne ve babası avusturya’ya döndüler. kezban kocası ve ailesiyle köyde kaldı.

üç ay boyunca sabah beşte tekmeyle uyandırıldı. sanki ondan önce hiç kimse iş yapmıyordu bu evde, tüm işi ona yaptırıyorlar, beceremediğinde önüne gelen dövüyordu.
--- alıntı ---
(0)



21460 #2  #21460
avrupa'da öğretmelik yapan bir arkadaşımdan az çok o çekirdek avrupa komunitesi hakkında bilgi toplayabilmiştim, tam kalplerinden.

bu mağdurların yaşadığı aile baskısı ile sınırlı kalmıyor, aynı zamanda mahalle baskısını da sonuna kadar hissediyorlar. sadece almanya da değil, türk komunitesinin buludnuğu her avrupa şehrinde uyumsuz olanlar dışlanıyor, baskı görüyor, dayak yiyorlar, öldürülüyorlar.

bilgi ağı kurulmuş resmen. türksün, ve sokakta el ele tutuşurken görüldün. türkiye'de nasıl bir baskı hissedersen avrupa'da da aynısını görüyorsun.

bu baskı yüzünden özellikle yeni jenerasyon çok kötü yetişiyor. avrupa'nın göbeğinde resmi okullarda bile aldıkları eğitim türkiye'nin dip bölgelerinden farksız. böyle eğitiliyorlar, böyle yetişiyorlar.
(0)



21461 #3  #21461
almanya'da da benzer zihniyet çok yaygın. oradaki türk kızlarına namus bekçiliği yapılıyor, zehra yavuz diye bir nurcu akp'li hatun haber 7'de yazmıştı uzun uzun. oradaki it kopuk apaçi türk gençleriyle röportaj yapmışlar, 'alman kızlarını seks için kullanıyoruz ama evleneceğimiz türk kızı kesinlikle bakire olmalıdır' falan diyorlardı. midem bulandı yahu, adamlar 40 yıldır orada yaşıyor ama yozgat köylüsü zihniyetinden kurtulamamış. kızları takip ediyorlar sevgilisi var mı, ne yapıyor vs. en ufak bir şey görürlerse ailesine ispiyonluyorlar.

polise, sığınma evine kaçabilen kurtuluyor ama akrabaları izini sürüp namus/töre cinayeti işleyebilir, o risk de var.
(0)



Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

bursa escort fethiye escort kuşadası escort sinema izle dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: