akp seçmeni

akp seçmeni

Tümünü Göster [31]

6981 #1  #6981
nasıl insanlar olduğunu hala çözemediğim, hakaret etmemek için kendimi zor tuttuğum seçmen. cidden insan nasıl olur da hiç düşünmemeyi becerir ya?
(0)



7515 #2  #7515
ülkenin muktedirleri bunların yansımasıdır. akp seçmeni türkiye toplumunun çoğunluğu olmasa da önemli bir kesimidir.

hırsızlığa, yolsuzluğa bakış açısı asla lanetleyici değildir. çünkü kendisi de hırsızın yerinde olsa aynı şeyi yapacaktır. "adamlar yiyor ama çalışıyor" diyerek hırsızlığa rıza göstermeleri bu yüzdendir.

din iman yumuşak karınlarıdır ama bunlar sadece gösterişten ibarettir. iki eli kanda da olsa beş vakit namazını kılarlar ama dinin yasakladığı her türlü ahlaksızlığı yapmaktan da yapanı alkışlamaktan da geri durmazlar. yandaşları olmayan, siyaseten karşısında duran hakim, bürokrat, asker vs. elitisttir ama ne hikmetse bunların azıcık ensesi kalınları paraya para demez. elitist olmakla suçladıkları kesim memur, bürokrat maaşına talim ederken bunlar ayakkabı kutusunda para istifler, bilmem ne marka türban takar, bilmem ne villalarında oturur, 4x4 araçlara biner. ötekiler hep "elitist, cehape zihniyeti, halktan kopuk" diye itham edilir. ama bunlar hep mağdurdur!

akp seçmenini ve mevcut muktedirleri anlamak zor değil. akp geçmişte bu ülkenin muhafazakar kesimini ötekileştiren 28 şubat zihniyetine duyulan tepkiyi kaşıyarak bugünlere gelmiştir. zaman içerisinde kendi elitlerini yaratmış ve sözüm ona mağdur iken mağrur ve hatta zalim olmuşlardır. devlet adamları diktatöre, ülkedeki rejim otokrasiye dönüşmüştür.

ama tarihte hiçbir diktatörlük kalıcı olmamıştır. bunların da devri geçecek ve ideolojisi ne olursa olsun bütün diktatörlerin lanetle anıldığı gibi bunlar da lanetle anılacaklar. kişisel olarak tek temennim o günleri görebilmek...
(0)



7537 #3  #7537
her şeyden önce yalakadır.

kendisinden üst bir mevkiide yer alan herkesin götünü yalar. pozisyona göre duruş almayı çok iyi bilir. bunların namaz kılıyor olmasının tek nedeni, camianın ileri gelenlerinin halkı dinle afyonlamak için namaz kılması nedeniyledir.

hepsi gıybet yapar. dedikoduda sınır tanımaz. "ahmet bu cuma da camide değildi." lafı ahmet'in kuyusunu kazmaya yeter de artar.
hiçbiri içki içmez. birlikte iş yaptıkları adamların içmesini istemez. hatta ola ki içerse, onu kovdurmaya çalışır. neredeyse hepsi zina yapar. yurtdışı seyahatlerinde ilk gittikleri yer lüks keranelerdir.

kadınları, tüm diğer kadınlardan; erkekleri, koynuna alamadıkları tüm kadınlardan nefret eder.

tayyip bunların kanını çok iyi biliyor. bu nedenle de siyasetini bunun üzerine kuruyor. ortalama zeka seviyesi iki hanelerde sürünen bir topluluğa karşı, onların anlayacağı dilden konuşuyor. kemal kılıçdaroğlu'na alevi diyerek, bu topraklarda sürekli olarak alttan alta güdülenmiş mezhep düşmanlığından, anaların duası diyerek, dünyada anne olmaktan, birinin karısı olmaktan daha önemli hiçbir şeyi olmayan kadınlardan, din, allah, kitap diyerek yıllarca din diye siklerinin keyfini süren hayvanlardan besleniyor.

tüm bunlara eyvallah!

fakat beni sınırın bu tarafındakiler şaşırtıyor.

arkadaş etrafınıza bir bakın. bu yukarıda saydıklarım hep hayatımızda olan insanlar değil miydi? birinizi sevgilisiyle öpüşürken görüp annesine şikayet eden, mahallede dedikodusunu çıkartan; öbürünüzü küpe takıp saç uzatmasından dolayı sokağa çekip emaneti bacağına dayayan... bekara ev vermeyen, 12 yaşındaki kız ile kızını takas eden, kravatın gevşek diye cetveli kafana indiren...

hepsi, hayatın boyunca gördüklerin değil mi?

tayyibin muhafazakar yapı dedikleri, sadece 28 şubat öncesi mağdur olan kesim mi?
bence onlar öteki değil, sadece biz onların içinden çıkan farklılarız. önce bunu özümsemek lazım.

çok yazdım, toparlayamam diye korktum.

özet geç piç diyenler için: temelinde türk insanının tüm karakteristik özelliklerini barındıran seçmendir.

edit: ufak bir düzeltme.
(0)



7541 #4  #7541
80 sonrası eğitim sistemince ; sistemli olarak yetiştirilmiş, düşünme yetileri televizyon ile köreltilmiş ,ortalama türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır.
bunlar sistemin arzu ettiği gibidirler beyni ve düşüncelerini fazla yormayan şeyler ilgilerini hemen çeker.
iki laf anlatmak istesen misal bak güzel kardeşim diye lafa başlasan sana bakışı "aman başladı yine kafa s.kecek " dinlemeyeyim olan ;
sen anlat desen ; kendi söyledigini once kendi anlamayan, insanlar anlamadigi icin onlari ayrica kıyasıya elestiren meraksız insanlar

ha ; oksijen tüketimi ortak şiarımızdır.
(0)



7584 #5  #7584
koyun ya da kuzu değil, ortalama türkiye halkı ahlakına sahip bireylerden ibarettir. duygusallığı tavanda olup, birilerine biat etmeyi içselleştirmişlerdir. türkiye'deki ahlaki düzey nedir derseniz bunu sadece düşmanı olan kişilerde ahlakı aramak diyebiliriz. yani eğer şu kasetler kılıçdaroğlu için çıksaydı akp seçmeni her yerde hırsızlığı etiksizlik olarak görecek, bunun montaj olmadığını o dile getireceklerdi.

temel problemimiz duygusallıktan ibaret, başka hiçbir şey değil. çok affedersiniz de erdoğan senin neyin oluyor? neden duygusal bir birliktelik oluşturmaya çalışıyorsun? neden o kişi ile kendini birleştiriyorsun? anan değil, baban değil. sana bir faydası yok. sen hiç erdoğan hükümeti sürecinde alnını secdeden eksik etmeyen müslümanların durumlarının düzeldiğini gördün mü? sınıf mı atladılar? gelirleri 100'e mi katlandı? bu iktidarın ekmeğini alo fatihler yedi, acunlar yedi. yani sana direkt olarak söylemek gerekirse bal gibi de seküler hayat yaşayan, en ufak fırsatta müslümanın kafasını ezecek tipler yedi. alnı secdeli müslümanın işine yaramadı bu iktidar. bu ülkedeki esas problemlerden biri olan gerçek müslüman sınıfların ekonomik anlamda en alt tabakalarda yer almasını değiştiremedi. çünkü dürüst iş yapanların işine yaramadı bu iktidar. ama bizim insanımız saf, bizim insanımız duygusal. erdoğanla birleştirdiler kendilerini. hırsız olduğu ortaya çıksa, bu kanıtlansa bile destek verecekler. çünkü onu oğulları olarak görüyorlar. ne kadar garip ki o temiz dürüst namuslu müslümanlar kendi oğulları hırsız olsa bunu affetmeyecekken erdoğan'ı affediyorlar. öyle delice bir duygusallıkla bağlanıyorlar.

türkiye halkları genel olarak ahlaki bir olgunlaşma yaşamadan birilerinin suçlarını ispat etmek hiçbir işe yaramayacaktır. karşı tarafın değil, kendi tarafının da dürüstlüğünün bekçisi olmak ahlaki bir evrim gerektirmektedir. ne kadar üzücüdür ki bizler bu evrimi hala geçiremedik. sorun sadece akp seçmeninde değil, bütün seçmen kitlelerinde bulunmaktadır. akp seçmeni de türkiye'nin ortalama ahlak düzeyini ortaya koyduğundan en belirgin eylem de elbette bu kitleden gelmektedir. bizim profesyonelleşmemiz gerekiyor. duygusal ilişkilerimizi abartmayıp kendi çıkarlarımızı düşünmemiz gerekiyor. "alo fatih" ne kadar kendi çıkarını düşünüyorsa, bizim de kendi çıkarımız doğrultusunda işler yapmamız gerekiyor. bu duygusallık bizi tarihler boyunca yedi bitirdi, hala da yakamızı bırakmıyor. kimseyi öyle ölürcesine sevmek, desteklemek zorunda değiliz. bunu artık anlamamız lazım.
(0)



13906 #7  #13906
muhalefetin doğru okuyamadığını düşündüğüm insan tiplerinden müteşekkil bir kitle bu. bir kere bu insanlar başka bir coğrafyadan zorunlu tehcirle filan gelmediler. bizzat tanıdığımız, yakınımız, belki akrabamız olan, sıradan insanlar da bu seçmen kitlesine dahil. yani gözümüzde çok farklılaştırarak anlamaya çalışmak yersiz.

öncelikle akp, türk milletinin sahip olduğu o ikiyüzlü muhafazakar damarı tatmin ediyor. rte'nin toplumsal yaşantıya müdahale içeren birçok söylemi sokakta sıradan vatandaştan duyabileceklerimizden farklı değil. rte'nin, kahvehanede oturan amcalara kızlar ile erkeklerin beraber yaşaması ya da kürtaj hakkında soru sorulduğunda alabileceğiniz cevaplara paralel söylemleri var. bu bağlamda muhaliflerin insanca yaşamaya, özgürlüğe dair kaygıları bu kitlede karşılık bulmuyor.

belediyecilik bağlamında konuşacak olursak muhalefet partilerinin ya da ülkenin bilinçli, aydın kesimlerinin üzerinde durduğu, örneğin çevresel faktörler (çöplerin ayrıştırılarak toplanması, sokak hayvanları için yapılması gereken çalışmalar vs.) bu kitlenin ilgi alanında asla değil. onlar yapılan yollara, metro ve metrobüs hatlarına filan bakıyorlar. ki haksız olduklarını söyleyemem, ulaşım en önemli hizmetlerden birisidir. ancak belediyecilik hizmetleri bunlardan ibaret değil ve bir belediye başkanının yerel yönetim açısından ele alması gereken başka bir sürü konu vardır. örneğin ankaralılar bundan birkaç sene önce, 10 gün kadar susuz kalıp, i. melih gökçek'in dalga geçer gibi "vatandaşlar başka şehirlere gitsin, tatile çıksın" demesini unutmuş olmalılar.

bir de genel olarak türk milletine sirayet etmiş başka bir sorun daha var ki bunu en iyi özetleyen atasözü "devletin malı deniz, yemeyen keriz"'dir herhalde. hatta "bal tutan parmağını yalar". çünkü yüksek mevkide olan kişinin bu mevkiiden nemalanarak parmağına çalınan balı yalamasından daha doğal bir şey yoktur! bu yüzden rüşvetçilik gayet normal karşılanır. insanlar çocuklarını bile onlara rüşvet teklif ederek eğitir. örneğin ben; basit bir kamu çalışanı olmama rağmen talep edilen işi yapıyorum diye en basitinden yemek ısmarlanması, pasta, tatlı vs. getirilmesi talepte bulunan kişi için gayet doğaldır. reddettiğinizde ise bu durum misafirperverlik ya da insancıllık soslarıyla süslenerek size servis edilir. oysaki siz zaten işinizi yapıyorsunuzdur ve bu işi yapmanın karşılığında maaş alıyorsunuzdur! bu çok küçük bir örnek ama rüşvetin normalleşmesini anlamak için gerekli.

hatta ve hatta bu özelliklere sahip bireyler, bir gün o rüşvet yiyen, çalan çırpan kişinin yerinde olmak için can atar. çünkü bu iki tarafı olan bir alışveriştir ve g*t kılı diyerek aşağılanan seçmenler (bir kısmı) bu düzeni sürdürmeye devam edeceklerdir.

bir de türk toplumunun istikrarsızlıktan bıkması ve boğazına kadar borç batağında olduğu için bu istikrarı bozmaya korkması gibi etkenler var ancak bunlar akp seçmeninin davranışını belirlemekte ne derece etkili bundan emin değilim.

yani ben şahsen bu bilgiler ışığında akp'nin oy oranlarına şaşırılmasına şaşırıyorum...

edit: eksik harf ve kelime ekledim.
(0)



15422 #8  #15422
kim olduğundan çok da emin olmamanız gereken kişi. facebook'ta her gün "hırsız tayyip" görselleri paylaşan arkadaşınız aslında gizli bir akp'li olabilir. içkisinde eğlencesinde olan modern arkadaşınız da ekonomik politikası sebebiyle gizli bir akp'li olabilir. gezide yüzünüze talcid süren arkadaşınız da maceraperest bir gizli akp'li olabilir.

genç akp seçmenleri sanıldığı gibi taşralılardan ve ghetto dindarlarından ibaret değildir. ticaret ya da mekan işletmeciliği yaptığı için çevresini kaybetmek istemeyen ve bu yüzden sosyal medyada muhalif rolü yapan bir sürü gizli akp'li var. adam vakıf üniversitesini bitirmiş, kendi işini kuracak, network'ünü kaybetmek istemiyor siyasi muhabbetler için. eğer seçim günü bir sürprizle karşılaşılırsa sebep bu olur tamamen.
(0)



15504 #9  #15504
tepeden bakıp, analiz etmeye çalışarak her gün, her dakika biraz daha sırtını sıvazladıklarımız.. akp seçmeni, hdp/bdp destekçisi ya da chp'li teyze diye kutuplaşmaya devam ettikçe, eli her daim güçlü olanlar bu grupta yer alacaklar.. ama müsaadenizle yine de birkaç şey paylaşmadan susamayacağım..

akp seçmeni diye betimlediğimiz kitlenin en makul bireyinden en değişkenine kadar ortak bir paydası var ki, çıkar olarak adlandırmak sanırım yanlış olmaz bunu.. vakti zamanında tepkisel nedenlerle aldıkları oylar ile tek parti olarak kurdukları hükümet, 12. senesini devirmiş, adı her geçen gün yeni bir skandalla anılır olmuş, partiden ziyade aile şirketine evrilmişse ancak bu seçmen kitlesi üzerinde herhangi bir anlam ifade etmiyorsa ya da oy kaybına neden olmuyorsa, başka bir açıklama yapmak yersiz olacaktır..

muhalefet partisinin bu işte hiç mi suçu yok peki derseniz, ağzımı gere gere "yeaa ilk onların bok yemesi aslında" derim, ki sanırım siz de aynı şeyi düşündüğünüzden sohbetimiz hoş bir şekilde akmaya devam eder..

hayır, baykal'dan bahsetmiyorum.. ya da solun hiçbir zaman erki elinde tutmak uğruna burnundan kıl aldırmayan tavrından, zamanında uygulanan yanlış politikalardan ve hatta 28 şubat sürecinden bile bahsetmeyeceğim.. her şeyin temelinde yatan tek bir neden var aslında.. bugün akp seçmeni dediğimiz kişiler, gökten zembille inmediler bu coğrafyaya.. hepsinin içine doğduğu bir aile, birlikte geliştiği bir çevresi var.. hepsi öyle ya da böyle bir eğitim hayatına dahil oldular.. peki o zaman sorun ne? sorun o dahil oldukları eğitim hayatının ta kendisi..

köy enstitülerinin kapanması ile, büyük şehirler ve kıyı kesimleri haricinde kalan bölgelerde yaşayan halk, sistematik bir şekilde cahil bırakıldı.. kıyı kesiminin avantajı, çoğu zaman liman kenti olmaları nedeniyle uluslararası ilişkilerden nasiplenmeleri ya da turizm ile aynı pastadan daha sosyal bir pay almalarıydı.. ancak kültür turizmi hariç elinde ekinden başka bir şey olmayan anadolu insanı mütemadiyen ikinci plana itildi.. olmayan sulardan, bağlanmayan elektrikten bahsetmiyorum.. sosyal ve siyasal olarak her zaman arka planda yer aldı bu insanlar.. kalabalık sınıflarda, tek düze bir milliyetçiliğin dayatıldığı abuk sabuk bir müfredat ile beyinleri dolduruldu.. dolduruldu ama pahada bir ağırlığı yoktu bunların, çünkü müfredat sizi biata yönlendiriyordu.. sorgulamak ya da verilen bilgiyi inkar edip kendi merakınız doğrultusunda alternatif bir cevap aramak mümkün değildi.. he mümkün olsa dahi, kaynak yetersizliğinden yine olduğunuz yerde sayardınız zaten..

yıllar içinde itilen, unutulan, seçimden seçime sırtı sıvazlanan halk, cehaletle besleneceğini ve ne derse kabul göreceğini düşündüğü muhalefete taban tabana zıt bir kitle oluşturdu bu süre içerisinde.. siz kontrol etmeyi kolaylaştırmak için bilinçli olarak insanları cahil bırakır ama kendi elitist tavrınızdan ödün vermezseniz, yarın öbür gün "haklarını koruyacaklarını düşündükleri" yeni bir parti gelip eserinizin üzerine çöreklenebilir pekala..

işte asıl olan budur.. yani temelde akp seçmeni dedilerimiz, zamanında anap'ı, dyp'yi desteklemiş, hatta bir kutu pringles uğruna genç parti'ye dahi oy vermiş bir kesimdir..

bu insanlara neyin, neden doğru olduğunu anlatamazsınız kolay kolay.. çünkü onlar için gerçekten sevdikleri ve ne yaparsa yapsın arkasında durmaya devam edecekleri tek kişi recep tayyip erdoğan'dır.. tee bingöl'deki teyzenin, istanbul'a yapılacak üçüncü köprüye bu denli sevinmesinin nedeni o köprünün beşeri bir gelişim belirtisi olması (bu konu ayrı bir yazı gerektiriyor ki ne denli gelişim o da tartışılır elbet) değil, bunu yapan kişinin recep tayyip erdoğan olmasıdır..

nihayet kendi üsluplarında, uzlaşma sağlama yanlısı değil köprüleri yıkmaya meraklı, cevval ve hırçın bir duruş sergileyen, baktıklarında gençliklerini ya da kendilerini buldukları bir siyasi profil var karşılarında.. insanımız sorgulamıyor, insanımız merak etmiyor, insanımız neden-sonuç ilişkisi üzerine değil amaç üzerine harekete geçen bir toplum.. bu toplumun mimarı da kapatılan köy enstitüleri ve saçma bir müfredatla ezberciliği eğitim dili haline getirenler.. işte bu nedenle şimdi unuttuğumuz birgün gazetelerini yine bizim kafamızda birileri alıp okuyor sadece, bu nedenle metroda "çalıyorsa benim paramı çalıyor" diyerek liderlerini savunan amcalar var.. bu nedenle aym'yi tanımıyoruz dediğinde birileri alkış tutuyorlar, çünkü anayasadan bir haber olan insanların aym'nin varlığını kavraması olanaksız..

maço ve biat hayat felsefesi olan bir topluma ancak erdoğan gibi biri liderlik edebilirdi malesef.. ve bizler de şimdilerde, yıllar boyu yürüttüğümüz bu yanlış politikanın meyvelerini topluyoruz.. umarım occupychp ya da farklı bir oluşum muhalefet üzerindeki ölü toprağını atmayı başarır da en azından kemikleşmiş idarelerin kendilerini revize ettiklerini görürüz ölmeden.. yoksa kendimiz çalıp, kendimiz söyleyeceğiz böyle ortamlarda..

(0)



20430 #10  #20430
biriyle az önce tartıştım. soma'da hakaret ettiği görüntülere onun sesi değil diyor. yumruk attıysa neden şikayetçi olunmamış diyor. akp'nin madenle ne alakası var diyor. diyor,diyor,diyor.
yemin ederim başıma ağrı girdi, açın gözlerinizi artık. daha ne gerekiyor insanların bir şeylerin farkına varması için anlamıyorum. bu adamın - adam dedim lan- bu hale gelmesinin tek sebebi halkımızdır.
ek olarak
bi bitmediniz...
(0)



20431 #11  #20431
budurlar ;

- hep paralel bunlar geziciler var, geziciler darbe yapmak için planlamışlar hazır eylemlerin yıl dönümleri yaklaşırken.

- peki o adamın başbakanımızın elinin altında ne işi vardı ?

- chp verdiği önergede niye ısrar etmedi ?

- ben böyle orospu çocuğu olmayı nereden öğrendim ?
(0)



20435 #12  #20435
hiç kimseyi desteklediği partiden ötürü kınayan ya da horgören birisi değilim, insanların seçim ve tercihlerine saygı duyuyorum. ancak bu arkadaşlarla tartışırken mantık çizgilerimizi bir türlü tutturamıyoruz. örneğin

- işçi güvenliği konuları türkiye'de malesef ihmal ediliyor

+ ya bu kazaların olması doğal, bak ingiltere'de bile olmuş. bu işin kaderinde bu var

- tamam öyle diyorsun da bahsettiğin kazalar 1800'lü yıllarda, şu an teknoloji çok ileri bir seviyede. ayrıca chp'nin bu konuyla ilgili önergeleri reddedilmiş durumda. sen bu işe nediyorsun?

+ bak gördün mü bu işin arkasında chp vardır, geziciler vardır. sabotaj yapmışlardır.

- peki demin bu kazaların doğal olduğunu söylüyordun, şimdi ise doğallıktan çıkarıp sabotajdan bahsediyorsun?

+ sen siyaset yapıyorsun akp düşmanlığı yapıyorsun, niyetiniz başbakanı kötülemek hep. istikrarı bozmak istiyorsunuz darbecisiniz siz!!

- !??&&!?
(0)



20469 #13  #20469
o kadar uzun şeyler yazılır ki bunlar için. ama ben kısaca özetleyeceğim,
1- dinlemez sadece konuşurlar,
2-birinden bir şey duyar gerçek midir değil midir umurunda bile değildir,
3-bilimsellik, mantık 0'dır,
4-saygısızlardır,
5-onlardan başka herkes aptal, herkes kafir, herkes vatan hainidir.
6-hayatları saçma sapan komplo teorilerine inanmakla geçer, herkes bizim peşimizde, herkes bizim için plan yapıyor vs.,
not: eskiden, demokrasi, inanç özgürlüğü, din hassasiyeti diyor ve susuyordum. son 1 aydır artık canıma tak etti atara atar, gidere gider yapıyorum. beyinlerinde ego, super ego bölümü olmadığından mütevellit sadece id çalışıyor, dolayısıyla da sadece ondan anlıyorlar.
alttan almayın bunları, yazın, çizin, konuşun, kendinizi ifade edin. siz sessiz kaldıkça dozu daha da arttırıyorlar. izin vermeyin!
(0)



22325 #14  #22325
iktidarın yaptıklarından oy verenlerin sorumlu tutulmaları gerektiği anlayışıyla hareket eden el-kaide'nin faaliyetleri insanları bir şeylerle sorumlu tutarken dikkatli olmak gerektiği konusunda bizi uyarmalıdır.
(0)



23529 #15  #23529
bilinçliler ve bilinçsizler olarak kategorize edilmesi gereken seçmen tipi. bilinçli olanlar, parti üyeliği ile ikbâli aynı kefede görenlerdir. bilinçsiz olanlar ise medya kullanılarak oluşturulan korku atmosferinde yolunu kaybetmiş, adeta denize düşmüş kimselerdir. ilki için söylenecek şey, insan ve erdemleri üstüne olabilir. ikincisi için ise maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinden girip, ordo ab chao' dan çıkabiliriz. bu sebeple bir zamanlar paris'te bir gençten dinlediğim hikayeyi anlatmadan geçemeyeceğim. o gencin de şahit olduğu olaya göre, vaktin belediye başkanı, tv ve gazetelere verdiği demeç esnasında, artan petrol fiyatlarına ve diğer giderlere istinâden şehir içi ulaşımın yüzde yirmibeş zamlanacağını söyler. ertesi gün bütün paris halkı, birbiri ile sözleşmişçesine, otobüs ve metro gibi ulaşım araçlarını kullanmaz. bu araçlar, ilk duraklarından boş kalkmakta ve son durağa boş ulaşmaktadır. bu böyle üç gün sürer. bu süre sonunda belediye başkanı şaşkın ve çaresiz bir biçimde tekrar kameraların karşısına geçer ve konuşmaya başlar."sevgili paris halkı, sizlerden özür dilerim. yarından itibaren tüm ulaşım araçlarından yine eski ücretlerle faydalanmaya başlayabilirsiniz". yaa işte böyle, hesap ortada saygıdeğer kardeşim, hesap ortada.
(0)



23536 #16  #23536
sevgilimdir. kendisi içkisinde eğlencesinde, ralli yapan, jet kullanan,geçmişinde sayısız kadınla beraber olmuş
rezidansta yaşayan, tekneyle açılan, dünyayı gezen, 3 üniversite mezunu bir adam. hüloğcu, cahil, fakir, köylü, makarnacı ya da kömürcü değil. yaşadığı çevrede kendisi gibi yaşam tarzı olan bir sürü de akpli arkadaşı var.

bana kalırsa muhalif kitlenin en büyük hatası sadece fakir cahil ve köylülerin akp'li olduğunu sanmaları. oysa böyle bir şey yok. türkiye'de zenginlerin %90'ı akp'li. sadece seküler yaşam tarzları ve ticari kaygılar gibi sosyal sebeplerle sosyal medyada chp'liymiş gibi davranıyorlar. oysa bir masaya oturup karşılıklı konuşursanız söylüyorlar akp sempatizanı olduklarını. o çevreden (galerici, restorancı, armatör) hepsi akp'li. twitterlarına diren gezi yazıyorlar ama gördükleri kemik gözlüklü birini "puhahaha tam gezici" diye aşağılıyorlar. biliyorum, çünkü aralarındayım sosyal çevre olarak.

ha bu entry akp seçmenini övme gibi bir niyeti olmayan 0 tarafsız bir entrydir. sadece gözlemlerimi paylaşma ve bilgi verme amacıyla yazılmıştır.
(0)



23710 #18  #23710
esasında iktidar seçmeni olarak da irdelenmesi gereken konudur. neoliberal, emeğe uzak, günü kurtaran ve cebi dolduran politikalar izleyen her iktidar gibi, bu partinin de seçmenlerinden bir kısmı yardıma muhtaç hale getirilmiş orta alt sınıf vatandaşlarken, bir kısmı da iktidarla çıkar ilişkisi olan elit tabir ettiğimiz tabaka olacaktır.

bu zengin, elit tabaka geleneksel/dinsel muhafazakar bir iktidarı gerçekten "gönülden" destekliyorsa, açık açık kendilerinin muhafazakar olması da gerekmez, çok modern kisveler altında mentalite olarak muhafazakarlık/geleneksellik barındırır. dışı garp içi şark tipler bunların arasından çıkar.
(0)



23723 #19  #23723
bir kısmı cehalet ve yobazlıktan, bir kısmı tamamen menfaat ilişkileri ve ekonomik nedenlerle akp'yi desteklemektedir. aralarında yobazlar olduğu gibi markar esayan gibi gayrımüslimler ve tamamen ticari menfaat nedeniyle yandaş saflarında yerlerini almış olan ateistler de vardır. kesinlikle genellenebilecek homojen bir kitle değildir.
(0)



23728 #20  #23728
halkin yarisi asagilamaci genellemelere gelmez. baska sebeplerle incelenmelidir. bu da siyasi muhalif partilerin meselesidir. ki bu konuda basarisizdirlar. bu yuzden bekir coskunla kuvvetlenen sucu secmene atma hali gozlenmektedir.
(0)



Tümünü Göster [31]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: