kezban

kezban

Tümünü Göster [28]

5151 #1  #5151
vermeyen değil, verip de hiç o taraklarda bezi yokmuş ayağı yapan kızlara denir.
(0)



5162 #2  #5162
155cm boy ve orantısız vücut hatlarına sahip olmasına rağmen kendilerini biscolota erkeklerine layık zannederler.
(0)



5236 #3  #5236
erkeklerin beğenmedikleri herhangi bir özelliğe sahip olan herhangi bir kıza yakıştırmaktan çekinmedikleri isim. artık sıfatlaşmış bile olabilir gerçi, o derece.

en başta belli başlı kızlara kezban deniyordu. mesela facebook'ta saçma sapan sözler paylaşarak laf sokmaya çalışan kızlar, yok yere trip atan kızlar vs.

ama artık bu kezban kelimesi o kadar kapsamlı bir hal aldı ki, insan arada durup düşünüyor "acaba ben de kezban hareketleri sergiliyor muyum" diye ama cevabından emin olamıyor. her kafadan ayrı ses çıkıyor çünkü. herkese de, her şeye de kezban denmez ki yahu.

ayrıca, erkek versiyonu için (bkz: kamil)
(0)



5495 #4  #5495
anlık agresifliklerle kolayca tespiti yapılır. bu özelliğe haiz insanlar sempatiklik maskesinin altında dışarıdan bakınca tatlıymış ve hoşmuş gibi görülen basit agresif davranış eğilimleri vardır. bunu sosyal ortamlarda kolayca ortaya korlar. kezbanlığın öncü belirtisidir o, differential diagnosis'idir. kaçın.
(0)



5520 #5  #5520
beceriksiz erkeklerin kızlara taktıkları yaftalardan. iki elinle bir ilişkiyi doğrultama sonra kıza kezban de, oldu.
(0)



9086 #6  #9086
çok güzel bir kadın ismidir. insanın aklında sırtında cepheye top mermisi taşıyacak kadın imajı uyandırıyor.
(0)



9585 #8  #9585
hep yüzeysel bilgiler geçilmiş, biraz anlatmaya çalışayım;

kezbanlık her şeyden önce bir yaşam biçimidir. kezban olmanız için kezban doğmanıza gerek yoktur, hatta çoğu kezban doğmamıştır, içlerinde var olan potansiyel zamanla meydana çıkmış ve son formuna kavuşmuştur. kezbanları tek cümleyle özetlemek hemen hemen mümkün değildir. bir insanı kezban yapan pek çok kriter varken bazıları sadece bir kaçına sahip olarak resmi kezbanlığını ilan etmiştir. peki nedir efendim bu kezbanı kezban yapan şeyler, kacaba açıklayıp örneklendirmeye çalışalım.

kezbanlar her şeyden önce görünümleri ile kendilerini belli ederler. boyadan ya da açıcıdan yanmış platin saçlar, kömür siyahına boyanmış ve düzleştirici olmadığından evdeki rowenta ütü ile ütülenmiş saçlar kezbanların ilk göz çarpan özelliklerindendir. ucuzluktan aldıkları dandirik makyaj malzemelerini hunharca yüzlerine bularlar. yüzlerine yaptıkları makyaj katmanları bazen o kadar kalındır ki, yarım kova su atsanız harç olur sıva yaparsınız. ayrıca bu canlı türü rujuyla kendini belli etmeyi çok sever. cart kırmızı ya da açık pembe ruj bu mahlukların en çok tercih ettikleri renklerdir. kıtafetleri ve makyajları arasında uyum yoktur. son derece spor giyinmişken düğüne gider gibi makyaj yaparlar. giyimleri ise çok başka bir araştırma konusudur. leopar ya da geyikli tayt vazgeçilmez kıyafetleridir. bakkala giderken bile işe çıkar gibi giyinirler, saçlarını başlarını düzeltirler, makyaj yaparlar. çakma ürünler satan mağzalardan ve sosyete pazarı tabir edilen züğürt tesellisi mekanlardan asla çıkmazlar. kollarında her zaman çakma bir çanta bulunur. bunlar çok bilindik markalar olduğu gibi hepsi sahtedir. bir kezban gerçek bir louis vuitton çantayı rüyasında bile göremez. hatta taktığı çantanın orijinali ne kadar onu bile bilmez. sorsalar "çok pahalı 600 lira falan der. bunun sebebi sahip oldukları hayal gücünün bile o çantanın fiyatını desteklememsinden kaynaklanmaktadır. bir kezban zihni 1000 tl ve eşdeğeri döviz (o günün tcmb efektif doviz alış kuruna göre hesaplanır) kadar çalışır. odun gibi kalın bellerinde gucci başta olmak üzere louis vuitton, hermes gibi markaların kemerleri bulunmaktadır. saat olayına girmiyorum bile. dkny be delicious başta olmak üzere kezbanlar popüler parfümleri kullanırlar. ama kullanırken o kadar bokunu çıkartırlar ki insanlarda banalleşme duygusu başlar. o parfümlere karşı bir antipati doğar. sonunda bahsi geçen parfümleri sadece kezbanlar kullanıyor olur. hemen belirtmek gerekir ki çakma parfümlerinden de karanlıkta bile bir kezbanı tespit etmek ve önlem almak mümkündür. tüm bu uğraşlar sonunda yine sikime kaş göz çizsem daha güzel olur ama onlar kendilerini dünyanın en güzel kızı sanarlar. bu konuya ileride tekrardan dönüş yapacağım.

kezbanlar kendilerini en az sokakta oluğu kadar sanal alemde de belli ederler. herkesin vazgeçilmezi facebook başta olmak üzere, siberalem ve yonja gibi platformlarda takılırlar. kezbanlar kendilerini en başta profil fotoğrafları ile belli ederler. genelde fotoğrafları çeşitli çiçekler, kırılmış bir kalp üzerine yazılmış bir yazı ya da şarkı sözlerinden oluşur. böyle olmayan kezbanları birinci bölümde açıkladığımız dış görünüşten tespit etmek mümkündür. bu insanlar sahip olmadıkları şeylerle fotoğraf çekip paylaşmaya bayılırlar. bilmem kaç göbek öteden arkadaşının yatında, arkadaşının sevgilisinin bmw'sinde, dayısının evinin havuzunda bol bol fotoğraf çekip kendisininmiş izlenimi yaratmaya bayılırlar. ama o kadar eğreti durur ki, ona ait olmadığı çok belli olur. özellikle duran arabayı kullanıyormuş pozu veren kezbanlar, devir saati sıfırı gösterirken çekilmiş fotolardan kendilerini ele verirler. kezbanların çoğunun alkol almayı birşey sanma huyu olduğundan gördükleri içki şişeleri ile fotoğraf çektirirler, altına da "ne alem yaptıq dimi beee" yazarlar. yarım şişe jack daniels ile on kişi sırayla fotoğraf çektirirler, sonra pahalı olduğu için içmez vitrine kaldırırlar. kezbanlar sosyal medyada profillerinden bir kaç saniye içinde ayırt edililer. isimlerini doğru yazmazlar, soyadlarını kısaltır ya da başka bir şeye çevirirler ya da "yaralı styla" gibi isimler kullanırlar. eğer bu kısmı geçerseniz kişisel bilgilerinde kendisini kesinlikle ele verecektir. her yaştan herkese vermeye programlı oldukları için doğum yıllarını gizlerler. tarih açık kalabilir çünkü burcu ile övünmeye fırsat yaratmalıdır. eğer kendiniz hakkında bilgi veriniz diye bir kısım varsa işte kezbanın solo sırası gelmiştir ve sahne ışıkları yanmıştır. "ben seçilmem seçerim" , " ben mevlana değilim adam ol da gel" gibi insanları aşağılayıcı şeyleri hep bu kısımda döktürür kezbanlar. bir kere teori hatalıdır. o kişi adam olsa zaten sana gelmez. garibim kim bilir ne kadar çaresiz, ne kadar abazan, ne kadar yokluktan geliyor ki sana yazmış. bu canlılara kimse mesaj atmasa bile profillerine "bana mesaj atmayın" , "40 yaş üstü yazmasın" gibi şeyler yazarlar. facebook un paylaşım olayı bu kişilerin başka bir gösteri yeridir. buralarda sürekli üzerine paintte arabesk cümleler iliştirilmiş basit cümleler yazarlar. bunu yazarken öyle bir özgüvene sahiptirler ki, kendilerini ünlü bir düşünür , bir felsefeci ya da hayatın anlamını çözmüş hissederler. paylaşımları arasında sadece akmerkezin otoparkına inerlerse (inerlerse diyorum çünkü dolmuşla gelince otoparkı göremezsin) görebileceği arabalar da vardır. bunların altına hemen diğer bir kezban "yeni mi aldn cnm? kazasız belasız kullan" gibi bir şey yazar, gariban anasına, suçsuz bacısına ve zaman zaman ninesine kadar küfür ettirir. götleri inanılmaz kalkmıştır, abazanların her gördüklerine yazdıklarını bilmezler. çok ilgi görünce kendilerini güzel sanarlar. halbuki ucuz durduklarından kolay gözükmekte ve yurdumun abazan gençliğinin iştahını kabartmaktadırlar. yurdum abazanını da bir başka başlıkta açıklayacak ve ilgili arkadaşları aydınlatacağım.

bir diğer konu kezbanlarla olan iletişimdir. kezbanlarla iletişim kurmak oldukça güçtür. tek basamaklı iq seviyeleri ile bilal erdoğan'ın telefondaki halini aratmazlar. kelime hazneleri oldukça küçüktür. uzun cümle kurarsan ram yetmez, mavi ekran verirler. bunlara bilimsel konulardan bahsetmemek gerekir. nikola tesla nın çok pahalı bir çanta markası olduğuna, edison un bir cep telefonu modeli olduğuna ve seneye türkiyeye geleceğine kolaylıkla inanırlar. bu insanlarla konşulacak konular sağdaki soldaki indirimli mağazalar, serdar ortaç'ın şarkıları, demet'in yeni albümü gibi ultra sikimsonik başlıklardır. bir şekilde sinirleniz yıpranmadan bir kezbanı eve atmayı başarırsanız bir takım engellerle karşılaşırsınız. bunlardan ilki sağa sola carpe diem yazıp eve gelince bakireyim demesidir. hiç başka yollara da zorlamayın, dişlerini falan değdirirler iyice soğursunuz. sakince cep telefonunuzdan taksi cağırın, bindirin ve gönderin. öte yandan bakire olmayan bir kezbanın da sizinle seks yapma garantisi yoktur. mümkün olduğu kadar yokuş yapmaya çalışacaktır. bunun fazla bir amacı yoktur. dediğim gibi bu bir yaşam biçimidir. kezban sizinle yatağa giricek ama donunu çıkarmadan önce size ahiret sualleri soracaktır. bunlardan bazıları "biz şimdi neyiz?" , "beni gerçekten seviyor musun?" , "daha önce kaç kişiyle birlikte oldun?" gibi sorulardır. ereksiyon açısından irtifa kaybetmeye başlayacak ve yavaşça uyuyakalacaksınız. bir de bunların yatak beyanatları vardır. " ben hayatımda sadece x kişi ile birlikte oldum, onlardan beşinin siki yoktu" , "ben hiç ağzıma almadım almam da" gibi. dinlemeyiniz, sallamayınız. kezbanlar eşlerini seçerlerken arsızlardır. aynaya bakmadan, kendi hallerini görmeden taş gibi çocuklara yavşarlar. bacaklarındaki selülitlerini üç torba saten alçı alsanız düzleyemezsiniz ama o hala baklava karınlılara bakıp "oyşşşş" diye yorum yazar.

kezbanlar ile ilişki açısından ele alınması gereken bir diğer konu ise, ilişki esnasında sevgi aşk dorukta iken ayrıldığınızda düşmandan öte olmalarıdır. beş dakika içinde size facebooktan silerler ve hemen sizin isminizi vermeden size laf giydirmeye başlarlar. kezban klanının diğer üyeleri de bu konuda ona sonsuz desteğini sunar, yeri gelirse iki laf da o sokar rahatlar. bunun dışında yine sosyal medyada bu durum sanki umurunda değilmiş gibi “biri gelir biri gider” tarzında paylaşımlarda bulunurlar.

kabaca aklıma gelen kezban profilini sizlere özetlemeye çalıştım, eğer sonradan aklıma gelirse editler, gerekli eklemeleri yaparım.

edit: imla
(0)



23397 #9  #23397
her ne kadar modern olmaya çalışsa da, bir yerden sonra patlar. hoşlandığı erkeğe her türlü sinyali verir, evine kadar gider ama son anda 'bekaretimi kocama saklamam lazım' diye yan çizer. ulan yapmayacaksan baştan hiç bulaşma, adama hiç umut verme ulan mal? bazıları da üniversite yıllarında her türlü çılgın attıktan sonra dindar olmaya karar verir, yıllarca birlikte olduğu sevgilisini dinsiz diye terkeder. en aından evlenmeden olmaz diye baştan tavır koyan, katolik olmayanla birlikte olmayan aşırı dinci katolikler daha tutarlı.

hoşlandığı, tipini beğendiği kişiyle değil, parası olanla evlenir. yeter ki adam buna düğün yapsın, ev döşesin, isterse orangutan maymununa benzesin.
(0)



24028 #10  #24028
son zamanlarda iyice abartılan ve alakasız insanlara hakaret amaçlı ortaya konan ifade. zaten bir kavramın suyunu çıkarmazsa ölecek hastalığının tedavisi bulununcaya kadar bu süreç bu şekilde ilerleyecek.

bir kadına kezban demenin arka planında onu ezme, hakir görme ya da sosyoekonomik düzeyini aşağılama amacı güdülmemekteydi. yani ilk çıktığında böyleydi. havasıyla diğer insanları ezmeye çalışan, kısmen de kötü davranan bir kısım kadından, kendi içlerindeki paradokslar temel alınarak sataşma amaçlı ortaya koyulmaktaydı. yani bir kadının cinsel ilişkiye girmeme tercihine yönelik olarak değil, bir kadının durup ulu orta ne kadar namuslu olduğuna atıf yapıp "ben öyle kızlardan diyilim" içerikli yaklaşımlarını eleştirme amacı güdülmüştü. ama asla aşağılama, dışlama, nefret odağı haline getirme gibi şeylerin olacağı tahmin edilmemişti. kısmen suçluluk duyuyorum çünkü ben de çok kullandım bu kelimeyi. ancak hiçbir zaman da, ekşi sözlük'teki gibi, "iş yerine eline pet şişeyle gelen kezban kız" ifadesinde olduğu gibi, kadınları ve sosyoekonomik düzeylerini aşağılamak amacıyla kullanmadım. hatta elinde pet şişeyle gezen kızla aynı sosyal sınıfa ait olduğumuzdan da eminim.

kezban kelimesi şu anda resmen kadın düşmanlığına dönüşmüş ve bu maksatla kullanılmaya başlanmıştır. bu durum cidden endişe vericidir. bir kadının üzüntüsüyle, kaybıyla bile dalga geçerek "ağlak kezban" düzeyinde aşağılık hakaretlerin ortaya konmasına sebep olmuştur. kezban kimdir? aslında hiç kimsedir. ilk başlarda karikatürize bir tabirdi. şaka amaçlıydı, bir kızın saçını çekip kaçma masumiyeti vardı. ama şimdi baktığımızda iğrenç ve rezil bir kullanım alanına sahip.
(0)



24033 #11  #24033
nereden ve ne zaman ortaya çıktığını merak ettiğim sözde benzetme...
işin garip yanı bire bir tanıdığım ve bu etiketi yapıştırmaya meraklı olup,
neredeyse etiket elinde gelene gidene yapıştıranların büyük bölümünün iletişim engelli olduğu...
tıpkı yatmak isteyip yatamadığı kızın arkasından "amaan o zaten orospunun teki" etiketi yapıştıranlar gibi...
(0)



24038 #12  #24038
kezban, adı böyle olanlara ya da köyünde yaşayan veya köyden şehre gelip uyum sorunları ile boğuşan, kendi halinde kadınları tanımlama amaçlı kullanılmaz. yani hülya koçyiğit in filmlerde canlandırdığı o masum kızla uzaktan yakından alakası yoktur.

kezban, şark kurnazı tipin kadın versiyonudur; iki yüzlüdür. dış görünüş bakımından gayet açık, şuh, davetkar görünüyorken, fikir anlamında gayet kapalıdır, katıdır ve kendi gibi olmayanları da aşağı görerek hemcinslerinin toplumdaki ilerleme gayretlerine zarar verir.
(0)



24247 #13  #24247
hayatta tek amacı zengin koca bulmak olan, sevgilisini/kocasını kıskançlıklar ve sinir krizleriyle hayattan bezdiren, birey olmayı başaramamış boş beleş hatun türünü tanımlamak için cem şancı tarafından ortaya çıkarılmış, yine onun yarattığı author karakterinin ağzından sosyal medyaya yayıldıktan sonra ekşici kitle tarafından içi boşaltılıp kezban tabirine uysun uymasın bütün kadınlara hakaret amacıyla kullanılan bir lafa dönüşmüştür.
(0)



28294 #14  #28294
gün geçmiyor ki içinde kezban geçmeyen bir cümle, sözlük, forum ve diğer sosyal medya araçlarında gözükmesin. çok eğleniyorsunuz değil mi? o çoook açık fikirliliğinizle, o müthiş fuck the system söylemlerinizle, o kural tanımaz, o hayatımı yaşarım gerisine karışmam kibrinizle, o insanların gıptayla baktığı inanılmaz seks hayatınızla, o kimselerin ulaşamadığı ve ulaşamayacağı aacayip yaşamınızla, insanları aşağılamayı, hamamböceği yerine koymayı. farklı gibi görünüp aslında hepiniz aynı farklılığa sahip olmanın sıradanlığındasınız, aynı sıradanlık, aynı özenti hali. hep kezban kezban dersiniz de bir sefer kendinize bakmazsınız, aslında ne kadar asaletten yoksun olduğunuza. hep olduğunuz gibi kabul edilmeyi savunursunuz ancak bir insanı olduğu gibi kabul edemezsiniz, olmadığınız gibi yaşadığınız için olsa gerek..

kendi geleceğini belirlemekten aciz, daha doğrusu kendi geleceğini belirleme hakları yıllar önce elinden alınmış, toplumun ağır muhafazakarlığında, gençliğin, medyanın, facebook'un, ekşi sözlüğün kendisine emrettiği özgür hayatı yaşayamadığı için iki arada bir derede kalmış, ekseriyetle eğitimsiz kalmış, görece olarak 'çirkin', 'dombalak' vücutlu, insanlara, kadınlara, kızlara verilen lakaptır.

çirkindir, bayağıdır, çiğdir, yeterdir..
(0)



28338 #15  #28338
nefret ettiğim kelime. kim için ne için kullanılıyor olursa olsun temelde insanları aşağılamak için kullanılıyor oluşu ile başlı başına yok olmayı hak ediyor.
bu yaftalamayı başlatanlar ilk olarak erkeklerdi. kadınları kendi istedikleri kalıplara sokmak için didinip durdular. yetmedi işin içine kadın kıskançlığı girdi ve içten içe haset duyduğu her kadına kezban yaftasını bu kez hemcinsi yapıştırdı. bazen kıskançlık olarak değil de alışık olmadığı alt veya üst sınıf insanı hor görmek şekline dönüştü. bu kelimeyi kullanan insanların kişiliği oturmuş insanlar olduklarını düşünmüyorum. yoldan geçen kadın hakkında "tam kezban" diyen erkeğin bu kelimelerine önce şaşırmıştım fakat daha sonra zaman beni haklı çıkardı ve o kişinin düzgün bir kişiliğe sahip olmadığını fark edebildim.
(0)



28348 #16  #28348
kezbanperestler tarafından, 'belki verir' diye cansiperane savunulan leş yaratık. arkadaşına milletin içinde 'ay düğünüme böyle mi geldinnnnn' diye atarlanacak kadar götü havalarda olan hatun sana hayatta vermez koçum, boşuna nefesini tüketme diyesiniz gelir böylelerine, amma velakin kulakları sağırdır, duyamazlar...
(0)



34721 #17  #34721
şişirilmiş egonun komiksel karşılığı.
(0)



34970 #18  #34970
evliliği hayatının merkezine oturtmuş, hayattaki tek amacı evlilik ve aşk olan, bir adam kafeslediğinde kıskançlık krizleri ve tasmalama davranışlarıyla adamın hayatını cehenneme çeviren işe yaramaz, boş beleş hatunlara denir. yani muhafazakar kızlara denmiyor kezban diye. hayatının tek amacı bir adam kafesleyip onu sömürmek olan vampir tıynetli pislik yaratıklara deniyor.

kezbanın en feci tarafı kıskançlığı ve adamı eve hapsetmesidir. siyam ikizi gibi her yere birlikte gitmek, 24 saat birlikte takılmak isterler. sevgilisiz kalırsa sabah akşam facebook'ta salak salak aşk şiirleri, dallı güllü resimler falan koyup aşk istiyommmm diye hönkürerek kafa sikerler. sevgili bulursa saat başı sevgilimle x keyfi diye resimler atıp sevgilisi olmayan diğer hatunlara nispet yapar. evlendiği zaman binlerce düğün resmi koyup kafa sikmeye devam eder. hamile kaldığında ultrason resimlerini bol bol döktürür. kısacası hayattaki tek amaçları evlenip çocuk doğurmak, aşk filmlerindeki gibi sahneler yaşayıp bekar, çocuksuz diğer kadınlara nispet yapmaktır. evlendiği adamın da bütün sosyal hayatını bitirp eve hapseder. paraları olmadığı halde bi sürü borca sokup pahalı düğün yaptırır, eve en pahalı en yeni mobilyaları aldırır. çünkü o pirensestir ve en iyisine layıktır.
(0)



35070 #19  #35070
kızların bazıları tarafından yapılan davranışların ismidir.
tüm o hareketler tek bir kelime ile özetlenmeliydi ve özetlendi. ismi savkh veya hbşmokt.... olabilirdi.

şimdi o hareketlerin yapılmadığını söylemek çok zor. bu hareketleri eğitim seviyesi düşük bir kızın yapması bi yere kadar mazur görülebilir(burada bir ayrımcılık yok). dışarıyı görmemiştir ve görmediği için bilememektedir.gerçi bu durumdaki kız sayısı da gittikçe azalıyor, internet impact.

ama kardeşim dört yıllık üniversiteden mezun olmuşsun, iyi bir yerde çalışıyor takdir edilir bir maaş sahibisin. tamam ne güzel işte bir çok kızın sahip olamadığı bir konumdasın niye böyle davranıyorsun. yapma işte.

piyasada çakal herif çok amin, ama bildiğin tanıdığın birine niye böyle davrandın. hiç akıl sır erdiremiyorum.
(0)



37116 #20  #37116
türk kadının yükü, kamburu.

herkesin dilinde bir türkü, kezban da kezban. verse kezban, vermese daha kezban. sevinse kezban, üzülse kezban. onun adı kezban olmuş bir kere ne yapsa değişmez. kezban, erkeğin travmasıdır, hüznüdür, isyanıdır. kadınları kezban diye yaftalayan zihniyet, kadınlarla arasını iyi tutamamış ya da bir şekilde kötü bir muameleye tabi olmuş insanlardan oluşmaktadır. sorunun kökeninde bu yaftayı haklı kılan bir takım etmenler olabilir, ancak her genelleme gibi bu da yanlış ve hatalıdır.

sorunun kökeni sosyal ilişkilerin kötülüğünden gelmektedir. sosyal ilişki kurma sanatı olmadı mı insanda herkes kötü, herkes banaldir. bir kaç marjinal insan dışında herkes "kötü"'dür.

sosyallikte ana nokta diğer insanları oldukları gibi kabul edip, yakınlaşmak için yöntemler aramaktan geçer. yakınlaşmanın yolu bulunamayınca yabancılaşma eğilimleri görülür. kadınlara kezban diyen erkeklere bakın, muhtemelen kadın arkadaşları, sevgilileri yoktur. kadınlarla araları hiçbir şekilde iyi değildir. kadınları kezban diye yaftalayan kadınlar da muhtemelen kızlarla arkadaş olamayıp erkeklerle arkadaş olan tiplerden ibarettir. peki bu genelleme doğru mudur? tüm genellemeler gibi bu da yanlıştır. ama ana vurgu noktası kesin ve net bir biçimde gözükmektedir.

kadına kezban, erkeğe kıro, barzo şeklinde yaftalı yaklaşımlar bizleri hiçbir sonuca götürmez. elbette yanlış davranış alışkanlıklarına sahip insanlar vardır. sen de çıkar bu hatalı tiplerle muhatap olmazsın olur biter. bizim sorunumuz yanlış gördüğümüz her şeyin düzgün olması arzusuyla alakalı. bu birazcık obsesiflik, birazcık da maniklik. panik olmayıp sabit ve sakin olmak olayın esas çözümü. yaftalamak sonuç değil, senin hezeyanından ibaret. kezbanları sevebildiğin gün emin ol ki mutlu olabildiğin gün olacaktır. "e ama onlar salak!" ne güzel işte, onlar salak sen akıllı, hayat böyle daha güzel değil mi ki?
(0)



Tümünü Göster [28]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

bursa escort fethiye escort kuşadası escort sinema izle dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: