tanrı'nın kırbacı: attila

tanrı'nın kırbacı: attila

Tümünü Göster [1]

41942 #1  #41942
giriş makalesi için,

(bkz: roma tarihi)

bir önceki makale için,
(bkz: cumhuriyetten imparatorluğun bölünüşüne: roma)

avrupalıların bugün bile anlatılan korku hikayelerine konu olan attila, bir çok kavmi tek bir bayrak altında toplayıp doğu ve batı roma imparatorluklarının üzerine salmış, koca imparatorluğun anasından emdiği sütü burnundan getirmiştir.

ünlü bizanslı tarihçi prisküs'ün tasvirine göre attila; kısa boylu, geniş burunlu, hafif çekik gözlü, az sakallı(yeni doğan hun erkek bebeklerinin yüzlerine sakal çıkmaması için sıcak demir basılırdı), geniş göğüslü ve kendinden emin duruş sergileyen bir hükümdardır. eğlenmeyi de seven attila, alçakgönüllüdür ve şölenlerde misafirlerine sunduğu tabak, çatal, kaşık ve bıçaklar hanesindeki savaş ganimeti altınlardan iken, kendisi tahta malzemelerle yemeğini yer, ahşap tahtında otururdu (hunların marangozluktaki becerileri avrupa'da yaygındı, hun sarayları yalnızca ahşaptan yapılırdı).

babası muncuk han'ın ölümünden sonra amcası rua'nın himayesine giren attila, kuzeni bleda ile birlikte büyümüştür. rua döneminde batı roma imparatorluğu ile kurulan iyi ilişkilerden ötürü bugünkü öğrenci değişim programı gibi bir etkinlik çerçevesinde batı roma generali flavius aetius'la geçici olarak takas edilen genç prens attila, 1100 yıllık roma'nın ihtişamını görmüş, kraliyet banyosunda ilk kez sıcak suyla tanışmış, bugünün üniversitelerine ilham veren eğitim merkezleri "ludus magnus"ları incelemiş, iyi bir eğitim gördükten ve roma şehrini ve idamesini bayağı bir tanıdıktan sonra erasmusvari seyahatini bugünkü macaristan sınırları içinde kalan yurdu panonya'ya dönerek tamamlamıştır. döndüğünde kuzeni bleda'dan çok daha bilgili ve tiyniyetiyle birlikte kültürü arşa zühûr etmiş biri olan attila, yıllar içerisinde kuzeni bleda'nın politik kimliğini eriterek onu saf dışı bırakmıştır. rua m.s. 434 yılında öldüğünde 39 yaşında hun tahtına oturan attila, kerka adında bir kadını tanımış, daha sonraları çok sevip evlenmiştir. kendisine erlak adında bir oğul bırakan kerka, sarayda sevilip sayılan bir kadın, hun kraliçesi olmuştur.

son makalede* değinileceği üzere attila, bizans himayesinde vergili olarak çalışan kaçak hunların anayurtları olan tuna nehri boylarına iadesini istemiş, yalnız o anki imparator 2. theodosius attila'nın bu talebini karşılama zahmetine girmemiştir. bunun üzerine doğu roma üzerine sefere çıkan hun hükümdarı attila, yaklaşık 250.000 atlısıyla büyükçekmece yakınlarına kadar inmiş, başkent konstantinopolis'i kuşatmıştır. çok korkan 2. theodosius, şehri teslim edemeyeceklerini yalnız yüklü bir vergi verebileceklerini söyleyerek ve kaçak hunların iadesini garantileyerek attila'yı geri dönmeye razı etmiş.

bu arada batı roma imparatoru 3. konstantin'in aile dedikodularına malzeme kızı onorya, gelişigüzel yaşam tarzı yüzünden babasının himâyesinden kovulup attila'ya sığınmış, nişan yüzüğünü de attila'ya hediye etmiştir. bu yüzüğü gelecekte batı roma üzerinde oynayacağı politik bir oyunun anahtarı olarak değerlendiren attila, yüzüğü memnuniyetle kabul etmiştir.

o dönemler hun himayesine girmiş başka romalılar da bulunuyordu. avrupa'daki ilk posta teşkilatının öncüsü olan attila, avrupa'ya getirdiği gömlek, şalvar, şövalyelik gibi kavram ve malzemelerin yanında getirdiği postacılık teşkilatıyla bir çok romalı-hun melezinin ortaya çıkmasına vesile olmuş, roma'nın bir çok değerli memuru da hun himayesine, hatta attila'nın sarayına kadar girebilmiştir. bunlardan en önemlileri, rüstiçyüs, orestes ve onejes'tir. hun ve got lisanlarını anadilleri gibi konuşan bu üç memur, doğu roma imparatoru 2. theodosius'un attila'yı suikaste uğratmak için maksimyen isimli diplomatın yanına verdiği doğma büyüme hun yalnız bizans tarafından kandırılmış odekon isimli casusu ortaya çıkarmış, yalnız attila'ya bunu haber etmeyecek kadar metanetli ve amir bir davranış sergilemişlerdir. namuslu bir diplomat olan maksimyen'e refakat eden tarihçi prisküs ve attila'nın konstantinopolis'i kuşattığı sırada kaçak hunların iadesini görüştüğü memur vijilas attila'nın huzuruna çıkmışlar, suikast girişiminden haberi olmayan maksimiyen'in bizans imparatoru'nun iyi dileklerini sunmasına tanıklık etmişlerdir. yalnız daha önce de gördüğü vijilas'ın kendiyle girdiği diplomatik ilişkide, özellikle daha önce de belirtilen kaçak hun serflerinin iadesi konusunda sözünü tutmadığını hatırlayan attila, kendisinin huzuruna çıkan bu metanetsiz adamı gördüğünde adeta bir körük gibi şişen göğsüyle burnundan soluyacak neticede öfkelenmiş, kaçak hun serflerinin derhal iadesini ve ödenen vergilerin 3 katına çıkmasını emretmiştir.

suikast girişiminden haberi olmayan attila, doğu roma imparatorunun suikatsçi odekon'u diplomat maksimyen'e refakat ettirdiği gerçeğini de bilmiyordu. bu suikast planını attila'ya açıklayan rüstiçyüs ve orestes, attila tarafından ayrı bir ekip olarak imparator 2. theodosyüs'ün makamına, daha doğrusu "karşısına" çıkarılmış, imparatorun başvekilinin başının, attila'ya iade edilmesi gereken kaçak hun serflerinin ve bir önceki verginin yaklaşık üç katının verilmesini attila'nın temsilcileri olarak "emretmişlerdir". yoksa harp çıkacağını ekleyen rüstiçyüs ve orestes karşısında en iyi başvekilinin kellesi ve ülkesi arasında ikileme düşen 2. theodosyüs, kaçak hun serflerinin derhal teslim edileceğini, ödenen verginin 3 katına çıkarılacağını belirtmiş yalnız başvekilinin kafasını teslim etmek konusunda kararsız ve biçare kaldığını da eklemiş, diplomasi yoluna gitmek zorunda kalmıştır.

karısı kerka'dan gizlice görüştüğü yasak aşkı onorya'nın huzuruna, her gün doğumunda atıyla depar atarak giden attila, bir gün dönüşü sırasında kerka'nın endişeyle karışık meraklı bakışlarına yakalanır. karısına hesap vermek istemeyen attila karşısında öfkeden ve üzüntüden bayılan kerka, kendine geldiğinde saray çevresinden onorya'nın batı roma sarayından kovularak attila'ya sığındığını öğrenir. onorya'nın attila'yı aldattığı yönünde bir dedikodu başlatan kerka, daha sonraları saraya zevce olarak dönecek olan onorya'nın saraydan kovulmasını sağlar.

hunca öğrenerek ve binbir türlü katakulliyle saraya tekrar dönen onorya, kendisini attila'ya tanıtıp kendisini aldattığı yönündeki dedikoduların yalan olduğunu, katakulliye malzeme olan sarayın cücesi zerkon'u çağırıp itiraf ettirerek kanıtlar. doğu roma'yı çok ağır vergilere bağlayıp, kaçak hun serflerini iade alarak doğudaki emellerine ulaşmış olan attila, başını batıya çevirerek uzun zamandır kurduğu planı hayata geçirmenin sırasının geldiğine karar verir. batı roma imparatorluğuna elçiler yollayıp onorya'nın nişan yüzüğünün elinde olduğunu, dolayısıyla batı roma'nın varisi olduğunu ve imparatorluk topraklarının yarısını çeyiz olarak talep edebileceğini belirten attila, istediği olmazsa harp başlatacağını da eklemiştir. bu önerisi romalılar tarafından çılgınca bulunup reddedilen attila, hunlar, acemler, ak hunlar, alamanlar, alanlar, bohemyalılar, lombardlar, finler, gepidler, herüller, ostrogotlar, sarmatyalılar, slavlar ve turinglerden oluşan 500.000 kişilik devasa bir ordu kurmuş, aylar içerisinde ordunun teçhizatının çoğunluğunu oluşturan ormanlardan koç başı, mızrak, merdiven, nal, ok, kılıç ve yay gibi ekipmanların malzemesini çıkarmıştır. hun ordusunun büyüklüğünü ve bugünkü köln'e doğru yola çıktıklarını öğrenen batı roma imparatorluğu saray ahalisi, panik içerisinde kalmıştır. köln, metz, strasbourg gibi eski şehirleri yağmalayan attila, dönüşte batı romalı eski exchange'i flavius julius'un romalı, vizigot, frank, burgont ve saksonlardan oluşan aynı sayıdaki devasa ordusuyla karşılaşır. savaştan önce bir druid ile ateşte yakılmış sığır kaburgalarından falına baktıran attila, savaşı kazanamayacağını öğrense de savaşır, yalnız ne bir mağlubiyet ne de bir galibiyet elde eder. savaşta vizigotlar ise krallarını kaybettikleri için yeni krallarını atamaya ihtiyaç duymuşlar, savaş alanını terkederek ispanya'ya dönmüşlerdir. vizigot ordusu tarafından terkedilince cıbıldak kalan roma ordusu da savaş alanını terketmiştir. anayurtları olan tuna nehri boylarına dönen attila ve ordusu, bu sefer 1 yıl bekleyip doğu alplerini* aşarak venetia, milano ve ravenna sarayını yağmalayacaklar, roma kapısı önlerine kadar geleceklerdir. roma surları önlerine gelince korkudan tir tir titreyen, sonlarının geldiğini anlayan romalılar, papa'nın attila'yı savaşmaması ve roma'yı yağmalamaması konusunda ikna edebileceklerini düşünür ve papa'yı attila'nın huzuruna yollarlar. sesi heyecancan ve korkudan kısılan papa 1. leo, gözyaşları içerisinde diz çöküp yalvararak attila'yı, roma'yı yağmalamaması konusunda dil dökmüş, sonunda onu ikna edebilmiştir. bu sırada kardeşi 3. valentinyen'in hastalandığı, bu yüzden memleketi roma'yı özlediğini ve geri dönmek için yola çıktığını bildiren onorya'nın mektubunu alan attila, bunca hır gür içerisinde bu gelişmelere kayıtsız kalır.

attila, dönüşü sırasında yolunu kendisinin ölümü pahasına kesen genç ve güzel bir hanım ile karşılaşır. adı ildiko (cermen: hildegard) olan bu genç hanımın tek isteği, attila'nın zevcesi olmaktır. gerekçesi ise attila'nın, babasını savaşta öldürmüş olmasıdır, yalnız bu gerekçeyi kendinden başka kimse bilmez. böyle bir intikam evliliği planlayan ildiko, attila'yı ikna etmeyi başarır. kendisinden başka onorya adında bir zevcesi (kerka yaşlılıktan ölmüştür) daha olduğunu öğrenen ildiko, fütursuzca bu durumun hesabını attila'dan sorar. attila'nın özel odasından kovulmasının ardından, rivayetlere göre, ildiko'nun attila'yı zehirli bir iğneyle gerdek gecesi öldürdüğü söylenir.

ölümünün ardından tarif edilemez bir yasa boğulan hun halkının bir sonraki önderi olan attila'nın oğlu ernak, devleti kendisinden önce gelenler kadar iyi idame edememiş ve sonra gelenler gibi çuvallamıştır. attila'nın ölümünden sonra 2 savaşta cermenlere yenilen hun imparatorluğu dağılmış, hun aileleri doğuya göç etmiştir.

bugün attila'nın mezarının yeri bilinmez. söylentilere göre hun müfrezesinden oluşan bir ekip attila'nın gümüş ve altın lahitler içindeki tabutunu tuna nehrinde bir yere gömmüş, geri döndüklerinde kimseye anlatmamaları pahasına öldürülmüşlerdir.

sıradaki makale: (bkz: doğu ve batı roma'da barbar istilası: batı roma'nın çöküşü)

ek olarak:

(bkz: doğu roma imparatorluğu/@augustine cleveford)

(bkz: flavius aetius/@augustine cleveford)

giriş makalesi için,

(bkz: roma tarihi)
(0)



Tümünü Göster [1]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: