zengin baba

zengin baba

Tümünü Göster [5]

1063 #1  #1063
hayatı kolay modda oynamanızı sağlayan babadır.

dikkat ederseniz, "oynamak" fiilini kullandım, çünkü sadece babası zengin olan çocuklar hayatla oynar.

babanız zengin değilse, hayat sizinle oynar.
(0)



1215 #2  #1215
neye göre, kime göre sorulması gerekendir. hee mesele para ise
(bkz: muammer güler ) lakin onun oğlunun da 3-5 kuruş parası varmış, eh işte 1 trilyon falan.
edit: imla
(0)



17321 #3  #17321
genelde çocuğuna maddi olarak verebildikleri kadar manevi olarak veremedikleri olan babadır. hem zenginse hem boş vakti çoksa bir çok manevi şeyi de verebilir. yine de yokluk görerek, istediği herşeyi elde edemeyeceğini bilerek büyüyen çocuk daha bi sorumluluk ve karakter sahibi oluyor diye düşünüyorum. zengin babası olup da adam gibi adam olan elbette vardır ama oran epey düşüktür.
(0)



17323 #4  #17323
machiavelli'ye göre, varlıklı bir babanın çocuğu azim ve çalışkanlık açısından hiç geri kalmasa da, başkalarının gözünde o noktaya 0'dan gelmiş birine kıyasla dezavantajlı durumdadır.

varlıklı babanın çocuğu para yerim ben diye düşünüyorsa ona ne ala, ama varlığı yürütmek ve üzerine katmak istiyorsa işi pek öyle kolay değildir.
(0)



61851 #5  #61851
şerefsizdir de aynı zamanda. parasıyla oğlunu kontrol etmeye çalışırken yıllarını çalar çocuğunun. hukuk okumak isteyen oğlunu zorla başka üniversiteye gönderir ''kim ikinci girişte sınavı kazanmış ki'' diyerek. yıllarca o özel üniversiteye oğlu okumak istememesine rağmen balya balya para öder, 3 yılın sonunda özellerin hepsinde, şehir dışında bir çok üniversitede de hukuk bölümünü tutturan oğluna ''para yok'' der altında son model arabası varken. oğlu inat eder, hukuk bölümüne dikey geçiş yapabileceği iki yıllık bir bölüme girer, egosu sarsılan alçak da terbiye etmenin yolunu bulmuştur, mezun olan oğlu sınava hazırlık planları yaparken ''ya dershaneye hemen yazıl ya da git kendine iş bul aylak aylak evde oturuyorsun'' diyerek harika bir motivasyon kazandırır evde günde 10 saate yakın ders çalışan oğluna, sözde oğluna aldığı 93 model eski bir arabası vardır. oğlu arabayı düzelttikçe eline sprey boya alıp abuk sabuk renklerle arabanın boyasını mahvetmeye kadar elinden gelen her türlü terbiyesizliği yapar. 25 yaşına yaklaşan ve babasının önüne koyduğu engeller yüzünden hala bir bok olamamış oğlu ise sinir krizi geçirmenin eşiğine gelir. ''benim arabam'' olmuştur oğluna aldığı araba, zorla, karın tokluğuna yanında çalıştırırken gelen giden iş yaptığı kişilere de bu da benim oğlan işte şöyle üniversite okudu şu şu bölümü bitirdi hala şu bölümü okuyor diye havasını atar. maşallahları inşallahları toplar. gariptir, öylesine girdiği dikey geçiş sınavında dahi bir çok özel üniversiteyi tutturan oğluna hala altında son model araba varken para yok diyebilmiştir. oğlunun kendi çizdiği yol dışında ilerlemesini istemediği için elinden gelen her türlü şerefsizliği yapar, baba'lık yaptığı pek görülmez, onun için oğlu rakiptir, ondan daha üstün olduğunu ve büyük olduğunu sürekli olarak hatırlatmalıdır. son model cep telefonlarını çıkar çıkmaz alır, eskisini karısına verir, karısının da eskimiş telefonunu oğlu alır. boşa gitmesin nasılsa para harcayan, internetten çıkmayan, cep telefonu modeli ile hava atma gereksinimi duymayan mazbut bir oğlu vardır. gel gelelim bir kere olsun çıkıp da kendi kendine ''ya senin telefonun eskidi gel yenisini alalım'' deme ihtiyacı duymaz. kendi yolunda ilerlemesine izin vermiş olsaydı oğlu çoktan kendi istediği zaman istediği bir şeyi alabilecek ekonomik bağımsızlığa erişmiş olacaktı, gel gelelim insan 17 yaşında ''buraya gideceksin ya da topla eşyalarını siktir git evden'' diye bir şeyle karşılaşınca boyun eğmek biraz kaçınılmaz oluyor, herhalde oğlu bilseydi hayatının her alanında önünde koca bir kaya gibi duran bu tavrın ''stalin'in tavuğu'' tekniği olduğunu, her boyun eğişte biraz daha geç kalarak daha da bağımlı hale geldiğini 17'sinde siktiri çeker çıkardı o kapıdan. pişmanlık ve milyarlarca insanın olduğu bir dünyada bula bula şerefsizini bulmak böyle bir şey işte.

ya gençler ne babalar var, baba deyince akla elinde hala renksiz ekran telefon olup da gerekirse haftaya bir paket sigarayla idare edip oğluna her şeyin en iyisini alan, her şeyin en güzelini vermeye çalışan insanlar geliyor akla, çocuğuna yiyecek ekmek götüremediği için kendine yediremeyip intihar eden o ellerinden ayaklarından öpülesi insanlar. fakir olsun öyle isterdim ki, belki o zaman benim de bir babam olurdu. belki o zaman ben de ''ben bir baba olucam'' diye bebekleri sevmek yerine ''ne kadar zor şey baba olmak'' diyip soğurdum çocuk yapma fikrinden. öyle işte. saygılar.
(0)



Tümünü Göster [5]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: