celal şengör

celal şengör

Tümünü Göster [32]

64758 #8  #64758
hümanizm falan filanı, siyasi ya da sosyal konuları geçiyorum. şahsen siyasi ve sosyal konulardaki değerlendirmelerini çok sığ bulmakla ve kendi konusunda -jeoloji- nasıl uzmansa sanki insan psikolojisine, siyasete ve diğer sosyal konulara o derece hakimmiş gibi tavrına asla katılmadığımı belirtmekle birlikte, herkesin şahsi görüşü farklı olabilir şeklinde bunları bir kenara koyuyorum.

sadece şuna dikkat çekmek istiyorum: bir bilim adamında olması gerekli şüpheci, gerçekçi, analitik, sorgulayıcı görüşten hareketle, radikal'deki armağan çağlayan röportajında insanın yani homo sapien sapienin genetik açıdan kuzeni olan gorillere normal gelecek dışkı yeme, dışkı armağan etme gibi hareketlerin nasıl oluyor da insanın kendisine de aynı normallikte gelebileceğini, işkence sayılmayacağına (!) dair mantıklı, bilimsel argümanlarını merak etmekteyim doğrusu.

bağzı şeyler (!) vardır ki onun realite sayılması içinde aman aman bilimsel verilere gerek yoktur salında, bu konuda olduğu gibi... sokaktan çevirdiğiniz insanlara, arkadaş ve yakınlarınıza, sosyal medyadaki takipçilerinize basit şekilde sorsanız, bdsm takılan ve ilişki esnasında partneriyle birlikte dışkı yemekten hoşlanan binde bir azınlık haricinde hemen herkese bu şey iğrenç ve zorla yapılması halinde işkence yerine geçer.

kaldı ki yine başa dönelim, evrimsel psikolojiye, biyolojiye dayanırsak birbiriyle genetik açıdan benzer, akraba, kuzen olan türlerin birbiriyle tutmayacak alışkanlıkları vardır. ve insan türü, diğer hayvanlardan farklı olarak kendine bir kültür yaratmıştır; en azından yeryüzünde şu zamana ait tüm farklı kültürleri incelersek, dışkı yemek ya da armağan olarak (!) karşısındakine dışkı vermenin insanların "normal" yaşamlarında yeri yoktur.

celal şengör'ün aklı bu kadar basit, temel bir gerçekliğe yet(e)miyorsa, onun bilimsel alanda söylediklerini hatta kendi jeoloji alanında söylediklerini bile nasıl ciddiye alabiliriz?

yine aynı röportajda yabancı bir meslektaşını mesleki üstünlük açısından övmüş ve onunla arasındaki bir fikir ayrılığından bahsetmiş. demiş ki "meslektaşım ileride depremin tahmin edilebilir olabileceğini söylüyor. ama ben "inanmıyorum" (!) asla mümkün değil"

bilimde inanca yer var mıdır diye sormak gerekiyor bu hocaya ve yine bilimde "asla mümkün değil" gibi kesin deyişlere yer var mıdır?

sürekli akıldan, aklın üstünlüğünden, elitizmden bahseden bu adam ya aklını bir şekilde yaşlılık ya da başka sebepten yitirmiş veya bu zamana kadar iyi idare etmiş, başka bir açıklaması yok.

1999 depreminin hemen ardından daha sismik gemisi marmara denizini boydan boya taramamışken, kendisinin ortalığa atlayıp "kesin şekilde" (!) fay tek parça kırılacak dediğini de hatırlatmakta yarar görüyorum.

ayrıca elitizm kötü bir deyim değil lakin çok yanlış kişilerde ve yanlış şekilde kullanılıyor. elit kişi havadan ayrıcalık kapmış kişi değil, hem bilgisi ve aklıyla hem de bilgisini insanlara sunumuyla önde gelen kişidir, aydındır ve toplumun zengin fakir, şu ya da bu inançtan, şu ya da bu kökenden her yerinden çıkabilir. ve gerçek bir elit "ben ülkenin en tepe noktasındaki elitlerdenim" demez. çünkü bunu demek ihtiyacı hissetmez, karakterinde kibre yer yoktur. onun aydın olduğu zaten yaptıklarıyla, kattığı değerlerle ölçülür. her kim bir yönüne sürekli vurgu yapıp, övüyorsa o yönünde büyük eksiklikler var demektir. hocamızın en büyük problemlerinden biri daha... tam da aşağıladığı tipteki "sıradan" insan tavrı... türkiye gibi kifayetsiz muhterislerin, eziklerin, akıl yoksunlarının cirit attığı ülkede o kadar çok yapılan bir şeydir ki bu kendini, aklını abartarak övme durumu, eksikliğin dışa vurumudur aslında, psikolojik savunma mekanizmalarından biridir. bakın çevrenize mutlaka birkaç kişi bulursunuz hatta belki de bu kişi sizsinizdir. o yüzden bir yandan gerçekten elit olup, beri yandan kendi kendini en tepelere oturtmak olmaz, bu bir çelişkidir çünkü.

darbelerin ardında, darbelerle gelen işkencelerin arka planında bir toplumu şiddete dayanarak bölme planlarının var olduğunu ve bu planların dünyadaki belli başlı sömürü güçleri ve onların içerideki piyonları tarafından bir proje dahilinde yapıldığını bilmeyecek kadar da siyasi bilgi açısından cahildir. ama orayı es geçmiştik, konu akılcılığına, bilimsel bakışına dairdi.

hümanizmi falan es geçiyorum. herkes hümanist olmak zorunda değil. zaten dünyada bir yandan cehalette ısrar eden azgın kitleler ve beri yanda sanki o cahil kitlelerin çok üstündeymiş gibi davranan, "en çok ben bilirimciler" ama bildiği şeylerde de bilimsel yanılma payı asla bırakmayan "tanrımsılar" (!) olduktan sonra, insan denen türün ileriye dönük şekilde mutasyona uğramadıkça yok olması kanaatindeyim.
(0)



Tümünü Göster [32]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

fethiye escort dikmen uydu elektronik
Son Yapılan Yorumlar: