kedi sevgisi

kedi sevgisi

Tümünü Göster [4]

43161 #1  #43161
başka hiç bir şeye benzemez bu. seri katil tıynetli psikopatı da, cool'luk paçalarından akan reyizi de pamuk gibi yapar. en cool'umuz en reyizimiz bile maymun oluruz o tüylü yaratıkların karşısında.
(2)
43219 #2  #43219
evde kaplumbağa, köpek, kedi, akvaryum balıkları(pirana, beta, sarı prenses vb.), yengeç, çeşitli kuş cinsleri ve daha aklıma gelmeyen 2 3 cins hayvan beslemiş bir kişi olarak en ideali bence kedidir.hepsiyle kimi zaman kısa kimi zamanda yılları deviren bi arkadaşlığımız oldu ama en bağlandığım tür sokaktan alıp beslediğim 4 senemi geçirdiğim kedi oldu.onun zıpırlığı ve benim sığırlığım yüzünden balkondan bi sinek uğruna aşağı düşmesi sonucu felç kaldı ve bi süre sonrada öldü.ondan sonra gelenlerde onun gibi olmadı zaten her biri benim hayat şartlarımı kabullenemedi.neyse işte..
evinizde sizinle kah uyumlu kah uyumsuz bir arkadaş istiyorsanız kedi ama her daim bir dost arıyorsanız köpek besleyin.kedi bence en ideali ne sıkar sizi ilgisiyle nede öyle çok trip atar.kedilerinizi öyle çok yıkamayın onlar doğadaki belkide en temiz hayvanların başında gelirler.sadece kumundan çıkan kedinin patilerini silin kafi.sırnaşık olanlarına nazaran kendi tripli dünyasında yaşayanlar daha bi çekicidir.
kedi eğer sırnaşıksa bi süre sonra sıkabilir sizi bu durum.ama kendini sevdirmemekte direnen, siz kucağa aldıkça kaçan, en rahat halinizde sizin rahatınızı bozan, sinsi sinsi planlar kurup aniden ayağınıza kolunuza atlayan bir kediniz varsa onu bırakmayın.ondan iyi arkadaş insan aleminde bile zor bulunuyor zira.
(0)
55485 #3  #55485
(bkz: hayat beceriksizi)*
--! spoiler !--
iki saattir aynı kafede oturuyorduk ve ben ne büyük bir eşekmişim ki iki saattir ‘kedi’ muhabbeti dinleyip ‘mmm, tabii tabii, aynı fikirdeyim’ diye anlattıklarını onaylıyordum. kedi asildir dedi, onayladım. ‘kedi karakterlidir’ dedi, ‘bravo’ dedim. sonra başladım ben de kediyi övmeye. başladım dediysem niyetlendim sadece çünkü o kedinin bütün meziyetlerini övmüştü, bana övecek bir şey kalmamıştı. "kedi eee… kedi ööö…" deyip övecek bir halini, tavrını arıyordum ama bulamıyordum. sonunda biraz bulamamaktan, biraz da benim ne kadar coşkun bir kedi sever olduğumu anlayıp etkilensin diye "ben var ya, kedinin taşşağını yiyim be!" dedim. hatta gaza gelip "keşke imkan olsa da hepimiz kediye bir kere versek, öyle seviyorum yani’ diye de ekledim. ben böyle deyince kısa bir suskunluk oldu. kahvelerimizden son bir yudum aldıktan sonra hesabı isteyip kalktık.

otobüs durağına sessiz sessiz yürürken tam ben asıl konuya,yani ondan ne kadar çok hoşlandığıma gelecekken, birden yalnız başına uzanmış uyuklayan bir kedi gördü. koştu, hemen hayvanı kucağına aldı ve ‘jaanıımmmmm! jannnnıımmmm ! ne tatlı şeysin sennn ayyy kıyamaaaammmmm’ diye hayvanı gıdısından sevmeye başladı. zaten sıcaktan mayışmış kedi de kendini onun körpe kollarına teslim etti. ben durur muyum? durmadım! kediyi bir amaç değil, yakınlaşmak için bir araç görüp bu bağlamda bende ‘ay ay! pofuduk pofuduk’ diye yavşakçasına sevmeye başladım. ama kedi bana ‘fıffff’ ladı. bunun üzerine o ‘senden pek hoşlanmadı galiba’ dedi. ben, ‘yok yok! o sevdiğinden öyle yapıyor, diy mi kızısı, diy mi aşkısı?’ diye sevmeye devam ettim. en sonunda hayvan elimi tırmalayınca ve ben de otomatikman ve reflekssel olarak onun anasına küfredince ortam biraz gerildi tabi. kediyi bırakıp otobüs durağına doğru hiç konuşmadan gittik. otobüse bindi gitti…

dergiye gittim, konuyu memo tembelçizer’e açtım. ‘bak memocuğum, benim kedi denen canlısalla alıp veremediğim hiç bir şey yok. benim derdim bir hayvan bu kadar çok şey yüklenmesinde. artık kedi, kedi olmaktan çıktı memo! ne yazık ki o artık sosyal statü göstergesi oldu, insanlar arası iletişim aracı oldu ve en kötüsü sektör oldu. yapmayalım, etmeyelim, bir hayvana bu kadar anlam yüklemeyelim. hayvandır ne yapacağı belli olmaz, yarın bir gün bir şerefsizlik edecek, ben değil siz bütün enteller utanacaksınız! ‘ dedim. ‘umutçuğum, bence sen kediye haksızlık ediyorsun, tanısan onu sende çok seversin’ diye söze başladı ve o da başladı kediyi ‘ karakterlidir, sözünün eridir, paraya tamah etmez’ diye övmeye mövmeye. bunun üzerine ‘ e öyleyse memeocuğum ben bundan sonra keseyim sizinle selamı sabahı, gideyim kediyle takılayım. zira anlattığına göre kedi hepinizden daha şerefli, daha haysiyetli biriymiş. olur mu a memocuğum?’ diye sitem ettim. ‘yıh yıh yıh’ diye güldü. bende vurdum kapıyı çektim gittim. konuyu dergideki diğer arkadaşlara da açtım, ama kime konuştuysam söylediklerimin saçma olduğundan, hayvanları sevmeyen birinin insanları da sevemeyeceğinden, dolayısıyla benim zalim, duygusuz bir denyo olduğumdan falan bahsettiler. kimseye asıl derdimi anlatamıyordum. ‘ulan’ dedim ‘yazıklar olsun, şu hayatta bir kedi kadar değerimiz yokmuş’ dedim.
--! spoiler !--
(0)
55496 #4  #55496
kedi sevmeyenlerin anlayamayacağı bir sevgidir, bu yüzden de kedi sevmeyen bu insanların, kedi sevgisi ve kedi severler üzerinden çıkarımlar yapmaya çalışmaları, kedi sevgisini ve kedi severleri yadırgamaları abesle iştigaldir.

ben bir kedi sever olarak kalkıp da yahu bir insan nasıl kedi sevmez ki, kedi sevmemek çok saçma, çok garip, vs. gibi çıkarımlar yapmıyorum, kedi sevmeyenlere çemkirmiyorum mesela.

seven sever, sevmeyen sevmez... naçizane düşüncem, kedi sevmeyen, hayatında bir kediyi kucağına almayan, bir kedinin mırıltısını göğsünde hissetmeyen insan çok şey kaçırmış demektir ama bu sadece kendisini ilgilendirir, kendi seçimidir.
(0)

Tümünü Göster [4]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: