moonspell

moonspell

30396 #1  #30396
mephisto ve opium parçaları dinlenmesi gereken, değişik bir ses sahip ve yer yer brutal yapan vokale sahip metal grubu.
(0)
51313 #2  #51313
olay aslında 1989'da lizbon'da sisli bir hava, soğuk ve ürpertici bir gecede başladı. portekiz'den pek ender de olsa çıkan black metalci olan abimiz fernando ribeiro (nam-ı diğer langsuyar) ve arkadaşlarının kurduğu morbid god, 1992'de üye değişiklikleri ve isim değişikliği ile moonspell haline gelmiştir.

ilk albümleri olan 1995 çıkışlı wolfheart albümüyle piyasalara sert bir giriş yapmışlar, hemen akabinde ki sene irreligious albümüyle gelip geçici bir grup olmadıklarını cihanı aleme göstermişlerdi. bu iki albümde de black metal temeline sadık kalmaya çalışarak, biraz gotik ezgilerle süslemişlerdir. not düşmek gerekirse, şu an bile bir çok moonspell hayranının favori albümü wolfheart'dır. (bkz: alma mater)

1998'de bir değişiklik yaparak sin / pecado albümüyle benim pek etiketleyemediğim farklı bir albüm yaparak 2. tür moonspell fanları oluşturmuşlardır. ama, içlerinde onları huzursuz eden scream'e daha fazla dur diyememişler ve yan proje olarak daemonarch diye bir grup kurarak, içlerindeki black metalci abileri ortaya tekrar çıkarmışlardır. hermeticum olarak adlandırdıkları bu albümdeki bütün şarkılar, fernando ribeiro'nun 14-16 yaşları arasında yazdığı şeytani yazılar ve şiirlerdir. kendisinin şu ana kadar 4 tane kitabı yayınlanmıştır.

1999'da the butterfly effect albümüyle black metalden gene uzak kalarak deneysel bir çalışma yapmışlar, 2. tür dediğim moonspell hayranlarını sevindirmişlerdir. 2001'de darkness and hope albümüyle gotik ve karanlığa geri dönmüşler, 2003'te the antidote ile bu çizgilerine devam etmişlerdir. 3 yıl aradan sonra memorial albümüyle beni mest etmişler, sert ve bol brutalli şarkılarla moonspell'in hiç bir zaman etiketlenemeyeceğini kanıtlamışlardır. (bkz: finisterra)

2007 senesinde pek kişinin bilmediği, bilipte dinlemediği under satanae albümüdeki şarkılar aslında 1993 senesinde çıkarmış oldukları anno satanae albümünün yenilenmiştir halidir. benim için efsane olan bu albümde fernando ağabeyimiz vokalde kendini aşmış, müzikal anlamda şölen vermişlerdir. (bkz: ancient winter goddess); (bkz: serpent angel); (bkz: wolves from the fog)
aslında bu albümle, son albümündeki oryantel müziğin geleceğine dair o zamanlardan sinyal vermişler. mistik bir hava kattığından herhalde bütün albüm arap ezgileri ile süslenmiş ve hatta bir şarkısının adı da halla alle halla al rabka halla'dır.

1 sene sonra night eternal albümü çıktığı zaman sert şarkılarla mutlu olurken müziğin biraz olsun basitleştiğini düşünmeye başlamıştım. müziklerinde bir çok türü deneyimleyip, git-gel yaptıktan sonra, her iki tür hayran kitlesini de mutlu edecekleri alpha noir albümüyle 4 yıl beklektikten sonra geri döndüler. albüm 2 diskten oluşmakta ve biri omega white diğeri ise alpha noir'dır. omega white albümü daha duygusal ve yumuşak bir altyapıya hakimken, alpha noir daha yıkıcı ve sert rifflerle bir nebze de olsun bizi mutlu etmişti. ama benim beklediğim albüm kesinlikle değildi. bunu da zaten bu albüme ve bundan sonraki albüme çektikleri kliplerle de kesinleştirdiler. (bkz: white skies) ve (bkz: extinct)

gene uzun bir aradan sonra bu sene yeni albümleriyle dinleyenlerin karşısına çıktılar. albümü fazla dinlemediğim için yorum yapamıyorum ama daha giriş şarkısı breathe ile bu nedir dedirtmiştir. oryantel metal desek yeri vardır sanırım. ben kesinlikle abartıyorum ama beklediğim bu olmadığı içindir. özellikle türk dinleyiciler için yakın gelebilecek ezgiler ve gayet başırılı bir çalışma olarak görülebilir.

bir opeth gibi ya da bir katatonia gibi aynı müziğe yoğunlaşmamış olabilirler. bu benim gibi beklentileri olan kişileri üzebilir. ama sırf bu sebeple grubun kesinlikle kötülenmesine karşıyım. adamlar tabiki kendilerini farklı türlerde denemekte ya da farklı şeyler denemekte özgürdürler, öyle de olmalıdır. diğer türlüsü bildiğin dayatmayla yapılmış, yapmacık bir albüm olacaktır. içinden gelenleri müziğe aktarmaları çok daha doğal ve hislidir.

yani ne yaparlarsa yapsınlar, ben eski şarkıları ile yetinmeye çalışıp, umutla beni de mutlu edecekleri albümleri bekleyeceğim. ensemdeki logolarını da onurla taşımaya devam edeceğim.

tabi ki bunları sırf para kazanmak için popüler kültüre dönmüş, nasıl şarkılar yapmaları gerektiğini oturup düşünen, akılda kalıcı, basit müzik yaparak piyasalara dönen grupları ayrı tutuyorum.
öyle olmayın lan.

grup elemanları şöledir:

fernando ribeiro nam- diğer langsuyar
miguel gaspar nam-ı diğer nisroth
ricardo amorim nam-ı diğer morning blade
pedro paixao nam-ı diğer neophytus
aires pereira nam-ı diğer ahriman
(0)

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: