fatih terim

fatih terim

Tümünü Göster [16]

24057 #1  #24057
her zaman "sneijder'i istemeyen teknik direktör" olarak hatırlayacağım adam.

onun dışında benim için bir numarası yok.

umarım bir daha sarı-kırmızı olan bir yere seyirci olarak bile giremez...
(0)
33020 #2  #33020
galatasaray'ın eski imparatoru.artık federasyon ve hükümetin oyuncağı olmuştur.
(0)
37438 #3  #37438
volkan demirel'in bulunmadığı izlanda maçı kadrosunu açıklamıştır.
(0)
44700 #4  #44700
yeni jenerasyon oluşturma anlayışıyla, bizi birkaç uluslararası turnuvanın dışında bırakacak stratejinin baş mimarıdır kendisi.
(0)
44705 #5  #44705
80'lerin sonu ve 90'ların başında jupp derwall, sepp piontek gibi vatandaşların altyapıdan çıkarmayı başardığı türkiye tarihinin en iyi jenerasyonunun üzerine konarak elde ettiği 4 lig şampiyonluğu, uefa kupası ve aynı zamanda şike meselesinden dolayı bitmiş bir fenerbahçe'nin önünde şampiyon olmaktan başka başarısı olmayan vasat teknik direktör. ne zaman ki kariyerinde tek başına bir şeyleri rayına sokması gerekti, sıfırdan bir sistem üretmesi istendi kendisinden, hep çuvalladı. ama yine de başarılıdır kendileri, kapasitesizliklerini maskeleme konusunda master yapmış insanların yaşadığı türkiye'de ipi rahat göğüsler. taktik olarak geçen yaz gördüğü stoperlerin arasına libero çekip bekleri ileri çıkarma olayını keşfetmiş kendileri, tebrik ediyorum yıllar sonra oyununda yenilik yapmış.
(0)
52455 #7  #52455
ne yapsa ne etse eski günlere dönemeyecek teknik adam.
(0)
52460 #8  #52460
artık camiadan elini eteğini çekmesi gerektiği sinyallerini veren teknik direktör. milli takımın varlığını ülkece en son euro2008 de hissettiysek demek ki bazı yerlerde bazı sorunlar var. oyuncuların da payı yüksek tabi bu durumda. ama olmuyorsa da zorlamamak lazım. yıllar yılı süre gelen bir imparator sevdası var, bir türlü geçmiyor. bunun geçmesi lazım artık. baydı...
(0)
61025 #9  #61025
geçmişi şöyle olan kişi:
türkiye teknik direktörlüğü:
1. dönem:gayet başarılı idi. sanırım o dönemde bir altın jenerasyon vardı.
2. dönem: gayet kek bir gruptan zar zor avrupa şampiyonasına katılmıştık. avrupa kupasındaki maçlarımızı nasıl kazandığımızı hatırlayın, önce kaybediyorduk;sonra geriden gelip bala göte kazanıyorduk. bu sinyorun taktik dehasından mı kaynaklanıyordu?
3.dönem: gruptan çıkamadık ve kendisinden kurtulduk.
4.dönem: (bkz: fatih terim balı)

galatasaray'daki dönemleri:
1.dönem: hagi'nin gelmesinden önce takım 6. sırada idi ve millet o zamanlar,"acaba o kadar iyi değil mi?" diye sorgulamaya başlamıştı. hagi gelince işler düzeldi. sadece hagi değil aslında,popescu ve tafarel'ide unutmayalım. okan,emre,suat 3'lüsü harika işler yapmıştı ve türkiye'nin altın jenerasyonu olmuştu. yalan yok;hakan şükür'ü takıma kazandırmıştı.
2.dönem:felakettir.
3.dönem: adnan polat'ın artıkları temizlenmiş ve adam gibi yabancı transferler yapılmıştı. ek olarak 3 temmuz süreci başlamış ve rakipleri psikolojik olarak çökmek üzere idi. şampiyonluğu zar zor kazandık. yalan yok paf ligi uygulaması... gibi saçma sapan uygulamalar vardı. takıma gelen drogba'nın ilk seneki katkısını unutmayalım. 2012-2013'döneminde wesley sneijder'i beğenmemişti. başta bende kendisi ile aynı görüşteydim;ama kendisi antremanlara çıkıyor ve oyuncuları gözlemleme şansı var. 2013-2014 döneminde gene milli takıma dönmeği istiyordu ve galatasaray'ı doğru düzgün `çalıştırmıyordu`.

çok övülen yurtdışı macerası:
acf fiorentina: 1 seneye yakın kaldı.italya kupasında final oynattı. ligi 9.sırada bitirdi. o dönemdeki rui costa'yı unutmayalım.
ac milan: 5 ay sürdü ve ligin yarısında kovuldu.

sonuç olarak "oyuncuyu gazlama" yöntemi dışında bir şey olmayan ve uzun sürede vadede takıma bir şey katmayan birisi. galatasaray'daki başarısı dünya yıldızlarının katkısına bağlı. çok basit bir şekilde feldkamp veya lucescu ile karşılaştırılabilir.
(0)
64812 #10  #64812
milli takıma çağrılan oyuncular hususunda duygusal davrandığını düşündüğüm vasat teknik direktör.

beşiktaşlı futbolcuları oynatmamak için direniyor bu adam. en fazla birini ikisini oynatıyor ama, farkında değil ki; bu oyuncular ancak, birbiri ile oynarsa başarı olurlar. oğuzhan' ı tek başına sürüyor sahaya, sonra performansından memnun kalmayıp çıkartıyor. keza gökhan töre, olcay şahan, cenk tosun' da böyle.

2002 dünya kupasındaki başarının sırrını herkes biliyor artık. '' birbiri ile oynamaya alışmış oyuncuları sahaya sürmek''. ispanya milli takımının da başarısı bunda gizliydi. o dönem galatasaraylı oyuncular vardı. eksik birkaç noktayı ise diğer türk oyuncular ile kapatmaya çalışmıştık. gayet de güzel futbol oynuyorduk. şahane bir başarı elde ettik. işte, formül bu kadar basit iken saçmalamanın pek bir anlamı yok.
(0)
64813 #11  #64813
ozan tufan ile gayri resmi bir bağı var mı? diye merak ettiğim miadı dolmuş teknik direktör.

yoksa ısrarla bu oyuncuyu milli takıma çağırıp, ilk on bir de sahaya sürmesinin başka bir açıklaması olamaz.
(0)
72620 #12  #72620
kendisi hakkında çok da iyi şeyler söylenmeyen
https://eksisozluk.com/entr...

--! spoiler !--
milan baros (2014): "onun çok muhteşem bir hoca olduğunu söylerlerdi ama çalıştıktan sonra gerçeği gördüm. dünyada ondan daha iyi olan bir sürü hoca var. fatih terim'in maç öncesi taktik konuştuğunu hatırlamıyorum. sadece rakibi yıkmak, parçalamak gibi şeylerden bahsederdi"
Milan Baros'tan Fatih Terim'e: Dünyada ondan daha iyi olan bir sürü hoca var

frank de boer (2008): "2000 yılında kazanılan uefa kupası'ndan dolayı bana göre başı hâlâ göklerde, bulutların arasında geziyordu. ama şunu söyleyebilirim ki, çok mükemmel bir antrenör değildi. kendisi futboldan çok dış görünüşüyle meşguldü. benim hiçbir yerde görmediğim bir şeydi. yarım sezonluk bir dönemde aynı kıyafetle diğer antrenmana çıktığını görmedim. bu gerçekten inanılmazdı. tam anlamıyla gerçek bir megalomandı”

andrea pirlo (kitabından alıntılar): “dikkat çekici ve gerçekten tuhaf biriydi. kurallara karşı alerjisi varmış gibiydi. daha ilk başlardan uzun süre çalışamayacağı belliydi ve nihayetinde de kovuldu. milan öncesinde her istediğini yapabileceği daha küçük takımlarda çalışmıştı. milan’da ise atmosfer daha farklıydı. yemeklere geç gelir, resmi toplantılara kravatsız katılır, sırf big brother’ı (biri bizi gözetliyor) izleyebilmek için mr. bic’i (adriano galliani) masasında tek başına bırakırdı. parlak kıyafetlerle john travolta gibi gezerdi milanello’da.

terim’in soyunma odasındaki sözlerini bize aktarmada sorunlar yaşıyordu. terim el kol hareketleriyle türkçe konuşur ve ‘çocuklar, sezonun en önemli maçlarından birini oynayacağız. birçok kişi bizi eleştiriyor ama ben size inanıyorum. şimdi vazgeçemeyiz. bizden beklentiler büyük, onları hayal kırıklığına uğratmamak görevimiz. bunu kendimiz için, kulüp için, başkan için, taraftarlarımız için yapalım. insanın kafasını kaldırması gereken bazı zamanlar vardır hayatında. o an bizim için geldi. haydi çocuklar, haydi’ derdi. ama tercüman neredeyse hareketsiz bir şekilde durur ve italyanca şöyle söylerdi: ‘juventus yarın geliyor. kazanmak zorundayız.’ biri 5 dakika konuşurken, diğeri 5 saniye konuşurdu.

terim: ‘andrea, sen bizim için odak noktası olacaksın. oyunu sen yöneteceksin, ama acele etme, zorlama. durumu değerlendir ve etrafında en az rakip olan arkadaşına topu aktar. sana güveniyoruz. sen bu takım için ve oyun stilimiz için çok önemlisin. ama tekrar söyleyeceğim: zorlama. sakin ve soğukkanlı sözleri sloganımız. önce düşün, sonra pasını ver. doğru sonucu almak ve tüm italya’ya hala hayatta olduğumuzu göstermenin tek yolu bu. savaşmadan yenilmeyeceğiz. şimdi herkes sahaya çıksın. gerçek gücümüzü gösterelim ve bu yılın en iyi oyununu çıkaralım’

tercüman: ‘pirlo pas at. hadi şimdi gidip idman yapalım.’

bazı takım toplantıları, özellikle de en başlardakiler unutulmazdı. terim taktik panosunun önünde durur, bir tebeşir alır ve tahtaya 11 yuvarlak çizerdi. her yuvarlak bir oyuncuyu temsil ederdi ancak tahtada o kadar çok not ve karalama olurdu ki hangi oyuncu forvet, hangisi defans, hangisi orta saha anlaşılmazdı. tamamen kaos: sadece kaleci belliydi.

bir noktayı gösterir ve ‘tamam, costacurta sen şuraya gideceksin’ derdi.

ben de söze girmek zorunda kalırdım: ‘ama hocam o benim.’

savunmacılarla golcüleri karıştırdığında iş iyice içinden çıkılmaz hale gelirdi. bunu bilerek yaptığından şüphelenmeye başlamıştım. sahada dört forvet ve yalnızca iki defans: berlusconi’nin yasak hayali.”
--! spoiler !--
(5)
73946 #13  #73946
türk futbol teknik direktörleri arasında gelmiş geçmiş en overrated olanı.
(0)
73974 #15  #73974
türk futbol mafyası olarak tanımlanabilecek kişi. dünya 3. lüğü getiren şenol güneş'in nasıl milli takımdan düşürülüp yerine fatih terim'in geldiğini hatırlamak yeterli.
(0)

Tümünü Göster [16]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: