türkiye'de muhafazakarlık

türkiye'de muhafazakarlık

Tümünü Göster [5]

24269 #1  #24269
diğer ülkelerden farklı değildir. her ülke kendi muhafazakarlık sistemini geliştirmiştir. türkiye'deki muhafazakarlık kavramındaki temel fark, kendini muhafaza etmekten çok, başkalarını muhafaza etmeye çalışılmasıdır.

türkiye'deki muhafazakarlık din gibi yaşanır. muhafazakarlığın kuralları dini kurallarla katık edilir ve öyle kabullenilir. türkiye'de islamın yaşanma formu da bu şekilde olmaktadır. abd'deki bir muhafazakar da hıristiyanlık ögelerini yaşamına işine geldiği şekilde katık ederek yaşar. buradaki kritik form işine gelme kavramıdır. değilse dinlerde birçok güzel ayrıntı ve öge vardır. fakat bu kavramlar muhafazakarlar tarafından pek uygulanmaz. örneğin hz. muhammed (s.a.v) taif'te çocuklar tarafından taşlandığı zaman, onlara beddua etmek yerine, "bilemediler yarabi, affet yarabbi" şeklinde kendileri için dua etmişken, günümüz muhafazakarları, "suç işleyecek kadar büyüdüyse, ceza çekecek kadar büyümüşlerdir" diyerek, evladı öldürülmüş bir anneyi yuhalayacak kadar büyük bir çirkinlik içerisine girebilmektelerdir. bu yüzden, muhafazakarlık ve din kavramlarını aynı şeymiş gibi ele almak yanlış olur.

muhafazakar toplumlar, yeni bir dine geçtikleri zaman, eski alışkanlıklarını empoze ederek bu dini kabullenirler. türklerde şamanist ve feodal ögelerin muhafazakarlıkta bol bir şekilde bulunma sebebi de budur. dine uygun olsun olmasın, eski adetler ve ögeler çöpe atılmaz. evrimleştirilir ve öyle uygulanır. örneğin islamda, zina eden çiftin ikisi için de ceza öngörülürken, muhafazakarlıkta esas suçlanan taraf kadın olmaktadır. erkek ise feodal ve ataerkil kökenler sebebiyle bu işten paçasını sıyırmaktadır.

muhafazakarlık dünyanın her yerinde aynıdır, sadece muhafaza ettikleri kavramlar değişiktir. her toplum kendi muhafazakar sınıflarını oluşturur, bu vazgeçilmez bir fenomendir, zaten kendiliğinden oluşan bir şeydir. türkiye'deki muhafazakarlığın temelinde, ataerkil ve feodal zihniyetin, islamiyetle katık edilerek ortaya çıkarılmış bir şekli bulunmaktadır. bundan daha fazlası değildir.
(0)
24271 #2  #24271
bana göre islamiyetle alakalıdır ama tek nedeni islamiyet değildir.
türkiye'den çok daha beter olan lübnan ve suriye'deki hristiyanlar gayet medeni ve modern. bir italyan'dan ispanyol'dan ayırt edilemezler. hristiyan gagauz türkleri keza. türkiye'deki alevilerde de kadın erkek ayrımı yok, ataerkil değiller. kültür desen, arap kültürünün tam ortasında yaşayan lübnan'daki hristiyanların arap kültüründen türkiye'den daha beter etkilenmesi lazım. islamiyet desen, doğu avrupa'daki boşnaklar ve arnavutlar neden bizimkiler gibi geri kafalı değil? demek olay sadece kültür ya da sadece din değil, bu ikisinin kombinasyonuna bağlı. yani tek başına islam bir toplumu taş devrine götüremiyor, tek başına arap kültürü de. ama islam arap kültürüyle birleşince muhafazakarlık tavan yapıyor.
(0)
24278 #3  #24278
"erkek adamdır yapar" şeklinde bir çizgiye sahiptir. kadını ise her fırsatta ezer.
(0)
24294 #4  #24294
1980 darbesinden sonra türkiye'de sınıf siyasetinin yerine kimlik siyasetinin hakim olmasıyla oy oranı artmış ve ana akım siyasete dahil olmuştur. bundan önceki dönemlerde genelde islami kimlik ana akım ideolojilerin içinde yer almıştır fakat bu ideolojilerin temeli olmamıştır. muhafazakar ya da islami kimliğin türkiye siyasetinde ilk çıkışı, dp zamanındaki popülist söylemlerdir, bu söylemler genelde gerçek bir muhafazakarlıktan öte, chp'nin laik ve seküler politikalarına karşı halk desteğini almak amaçlıdır. 1970 yılında ise ap'ye tepki olarak tobb başkanlığından istifa edip bağımsız milletvekili seçilen necmettin erbakan tarafından siyasi bir partinin temsili haline gelmiştir. 70'ten 80'e kadar süren sınıf siyasetinde kapitalizm ve sosyalizme alternatif olarak adil düzen politikasını üretse de destekçi bulamamıştır. 80'den sonra kimlik siyasetinin yükselişiyle oy oranlarının kademeli bir şekilde arttığını ve muhafazakar kimliğin türk siyasetine yerleştiğini görüyoruz. bunun temelde 2 sebebi bulunmakta, ilki kürt meselesine ta 90 yılında getirdiği alternatif çözümdür. muhafazakar kimlik kürt halkını tanımış, türk ve kürt halklarını islam çatısı altında birleştirmeyi amaçlamıştır. bu politika tanınmak isteyen kürt nüfusun hoşuna gitmiş ve muhafazakar kimlikli fazilet partisini desteklemelerini sağlamıştır. 2. mesele ise 60'larda ve 70'lerde artan göç dalgasıyla gecekondulaşan büyük şehirlerde, yine bu dönemde gecekondu mahallelerine inmeyi başarmış türk solunun 80'den sonra etkinliğini yitirmesiyle bu mahallelerin desteğini almada başarılı olmalarıdır.

muhafazakarlığın yükselişi ile türkiye'de irtica meselesi de önem kazanmış, nitekim bu mesele ışığında 1997 yılında fazilet partisi hükümeti, baskı altına alınıp, kelimenin tam manasıyla istifa ettirilmiştir. kanaatimce 80'den sonra neoliberal dönüşüme uğrayan politikaları neticesinde kapitalist düzenle bütünleşmeleri ve iktidar oldukları dönemde resmi ideoloji baskısı altında korkak davranıp muhafazakar kimliği bir kenara bırakmak zorunda kalmaları türkiye muhafazakarlığına kara bir leke olarak geçmelidir. 2000'li yıllarda yazılan günümüz tarihinde ise devletin resmi ideolojisi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
(0)
24306 #5  #24306
türkiye gibi bir ülkede sadece kendi görüşlerini ve ideallerinin doğruluğunu savunarak, aksini görmezden gelmek kolayına gelen beyinlerin üzerinde ilginç tespitler yaptığı kavram.
her insanın hayat görüşü farklıdır ancak buna zerre saygı duymadığımız gibi o görüşü savunan insanlar azınlık bile olsa, tümünü aynı kafese sokarak sınıflandırma düşüncelerimize hapsediyoruz. şu anda üzerinde tartışılan bu konu, bütün kalbiyle bir seri katile aşık olan kadının, masum insanların kötü olduğunu genellemesi misali ilerliyor. ibret, dehşetle ve endişe ile izlemekteyim.
(0)

Tümünü Göster [5]

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: